Diplomatik araç kutusu aslında iletişimimizi güçlendirmek için kullanabileceğimiz değişik araçlarla dolu. | TED | ادوات الدبلوماسية مليئة فعليا بادوات مختلفة يمكن ان نستخدمها لتقوية تواصلنا |
1935'de, İtalyan Mühendisler Birliği güçlendirmek için temele harç kattılar. | TED | في عام 1935، حَقَنَ فيلق المهندسين الإيطاليين المونة الإسمنتية لتقوية الأساس. |
Baba-oğul arasındaki dostluğu güçlendirmek için açıkhava tatilinden iyisi yoktur. | Open Subtitles | سنقيم مخيما.. لاشي مثل النزهات العظيمة لتقوية الرابطة |
Bakteriyi güçlendiren katkı maddeleri laboratuarlarımızda bulunmuyor. | Open Subtitles | الاضافات الموجودة لتقوية كبسولات البكتيريا غير موجودة في مختبراتنا |
Eğer büyüyü güçlendiren benim özümse belki ona geri çevirecek anahtar da benim. | Open Subtitles | إن كانت نعمتي هي السبيل لتقوية التعويذة فربما تكون السبيل لعكسها |
Hepimiz açıkça görüyoruz ki Komünist Diktatörya, gücünü Rus Emperyalizmi'nin gölgesinde arttırmak için elindeki her imkanı kullanacaktır. | Open Subtitles | لقد أصبح واضحا لنا جميعا أن الديكتاتورية الشيوعية ستستغل أية وسيلة لتقوية سلطتها تحت ظل الإمبريالية الروسية |
Bekliyoruz nihai çözüm için, soyumuzu kuvvetlendirmeyi. | Open Subtitles | منتظرين للحل النهائي لتقوية السلالة |
1916 yazında adi suçlular Verdun'da ateş altında eriyen birlikleri güçlendirmek için askere alındılar. | Open Subtitles | في صيف عام 1916 سُجّلوا تحت قائمة مجرموا القانون العام ثم أرسلوهم لتقوية الكتائب التي أذيبت في نيران فيغدن |
Bu alet özel olarak bel kaslarını güçlendirmek için tasarlanmış. | Open Subtitles | نسيت تمرين البطن هذا مع خصيصاً لتقوية لبك |
O olmadığı için de, iddialarını güçlendirmek zorunda kalacaklar ona da başka bir kılıf uyduracaklar. | Open Subtitles | بدونه سيحتاجون لتقوية موقفهم، حيث سيفعلون هذا بشيء آخر. |
Aynı zamanda kardiyovasküler sistemimi güçlendirmek için bir egzersiz rejimine girmeyi de düşünüyorum. | Open Subtitles | أنا أيضاً أخطط لبدء تمرين غذائي مصمم لتقوية نظام الوعاء القلبي |
İşte bu yüzden, ekibimizi güçlendirmek amacıyla sürekli nitelikli ortaklar alıyoruz. | Open Subtitles | لهذا السبب نحن نستمر بإضافة شركاء مؤهلين لتقوية فريقنا |
Napoli'ye kan ve aile bağlarımızdaki yakınlığımızı güçlendirmek için bir şans sunuyoruz. | Open Subtitles | "سنعرض على "نابولي فرصةً لتقوية قرابتنا معهم في رباط الدم و العائلة |
Yeni bir dostluğu güçlendirmek için düşünceli bir hediye gibisi yoktur. | Open Subtitles | لا يوجد أفضل من الهدية الرصينة لتقوية صداقتك الجديدة. |
- Vajinayı güçlendiren bir egzersiz. | Open Subtitles | -انها تمارين لتقوية المهبل . |
Katılımcılar birbirine samimiyeti arttırmak için yapılmış bir dizi soru soruyor. | Open Subtitles | المشتركين يسالون بعضهم عده اسئلة لتقوية العلاقة بينهم |
Sinyali arttırmak için antenini kullanırız, ...iki parça arasında yansıma düzeni kurarsak... işe yarar! | Open Subtitles | لو استخدمنا الهوائي الخاص ... بك لتقوية الإشارة ثم أرسلنا قالباً من الصدى ... بين النصفين ! |
Roma Kilisesi'ni çökertmek isteyen düşmanlarımıza karşında Kardinaller Heyeti'ni kuvvetlendirmeyi akıllıca bulduk. | Open Subtitles | قررنا بحكمة لتقوية مجمع الكاردينالات بسبب الأعداء الذي ينخرون بكنيسة (روما) |
Roma Kilisesi'ni çökertmek isteyen düşmanlarımıza karşında Kardinaller Heyeti'ni kuvvetlendirmeyi akıllıca bulduk. | Open Subtitles | قررنا بحكمة لتقوية مجمع الكاردينالات بسبب الأعداء الذي ينخرون بكنيسة (روما) |