Sonra dövüşmek için tepeye çıktılar çünkü her biri diğerinin kendi duygularını incittiği konusunda ısrar etti. | Open Subtitles | صعدوا التل لحسم الامر لأن كل منهما مصر على رأيه لقد آذوا مشاعري جدا |
Sonra dövüşmek için tepeye çıktılar çünkü herbiri... diğerinin kendi duygularını incittiği konusunda ısrar etti. | Open Subtitles | صعدوا التل لحسم الامر لأن كل منهما مصر على رأيه لقد آذوا مشاعري جدا |
Yok, acil bir işi halletmek için annemi ve babamı görmeye geldim. | Open Subtitles | لم يكن لدي فكرة كلا، فأنا أقوم بزيارة قصيرة لوالدي لحسم بعض أمور العمل الطارئة |
Majesteleri, boşanabilmesi için kurulacak mahkemenin, bir an önce davayı ele almasını istiyor. | Open Subtitles | جلالته حريص جداً على إقامة محكمة "ليغاتين" على الفور لحسم قضية إبطال زواجه |
Kafamı toplamak için biraz zamana ihtiyacım var tamam mı? | Open Subtitles | أحتاج لبعض الوقت لحسم أمري حيال هذا، حسنًا؟ |
bu kilise için yeterli duruşma kararını perçinleyecek. | Open Subtitles | هناك أدلة كافية في كنسية البلاط لحسم القضية |
Yasaklama emri vermek için yeterince sebep var. | Open Subtitles | لدي الكثير هنا مما يؤهلني .لحسم الأمر التقييدي هذا |
Haydi Arthur. Bu işi çözmek için buradayım. | Open Subtitles | هيا يا آرثر أنا هنا لحسم الأعمال |
Son 35 yıldır bilimadamları evrende yalnız olup olmadığımız sorusuna bir cevap bulabilmek için bu proje üzerinde çalışıyorlar. | Open Subtitles | على مدار الـ35 سنة الماضية، كان العلماء يعملون على مشروع... لحسم مسألة ما إذا كنّا بمفردنا. |
Oturum, rahatsız edici bir meseleyi çözüme kavuşturmak için toplandı. | Open Subtitles | هذه الجلسة عُقدت لحسم أمر مزعج |
Karar vermek için çok bekleme. | Open Subtitles | لذا ... لا تستغرق وقتاً طويلاً لحسم أمرك |
Burada olmak için bizimde sebeplerimiz var, ve kendi kararlarımızı almak için yeterince büyüğüz. | Open Subtitles | -لدينا أسبابنا هنا، ونحن ناضجون لحسم قرارتنا |
Fizik hesaplaşması için, | Open Subtitles | و لحسم هذه القضية الفيزيائية |
Şimdi Carl'a borcumuzu ödemek için iyi bir zaman. | Open Subtitles | -حان الوقت لحسم الأمر مع (كارل ) |