| Herkes birer yazar olabilir. herkesin bir hikayesi vardır. | TED | وكل شخص هو راوي لأن كل شخص لديه قصة ليرويها |
| Bana göre,herkesin ilk ilişkisi hakkında, bir hikayesi vardır,bizimki de bu olacak.. | Open Subtitles | مقصدي هو، كل شخص لديه قصة عن المرة الأولى له، وهذه ستكون قصتنا. |
| Konuyu açıklayan bir hikayesi var ama gerçekleri nasıl test edeceğimizi bilmiyorum. | Open Subtitles | لديه قصة قد تفسر هذا إنني لست متأكداً بشأن كيفية أختبار الحقائق |
| Daha mutlu bir hikayesi olan var mı? | Open Subtitles | هل من أحد لديه قصة سعيدة ليسردها؟ |
| Anlaşılan daha büyük bir hikaye var. | Open Subtitles | من الواضح أن لديه قصة أكبر |
| Bütün sahtecilerin böyle hikayeleri var. | Open Subtitles | كل من في موقفه لديه قصة شبيهة بتلك. |
| Sonunda, anlatınca bizim de dinlemek isteyeceğimiz bir hikâyesi var. | Open Subtitles | أخيراً أصبح لديه قصة نريد حقاً سماعها. |
| Ama bunun bir önemi yok. Herkesin hüzünlü bir hikâyesi vardır. | Open Subtitles | هذا ليس مهم حقاً كل شخص منا لديه قصة حزينة |
| Sence duş arkadaşının gerçek bir haberi var mı yoksa bizi mi oyalıyor? | Open Subtitles | هل تعتقد ان صديق الاستحمام لديه قصة , ام انه فقط يماطل ؟ |
| Burada herkesin, kendini kahraman olarak gösterecek bir hikayesi vardır. | Open Subtitles | كل شخص لديه قصة هنا تجعله يبدو كبطل |
| Her fosilin bir hikayesi vardır. | Open Subtitles | كما تعلم كُل متحجز لديه قصة الخاصة بهِ. |
| Herkesin yaşamıyla ilgili anlatacak bir hikayesi vardır. | Open Subtitles | كُل مرء لديه قصة يرويها عن حياته. |
| Jorge Luis Borges'in "The Aleph" isminde bir hikayesi vardır. Ve Aleph üzerinde herşeyin bulunduğu bir yerdir. ve benim için, bu görüntü kesinlikle herşeyin bulunduğu bir yerdir. | TED | جورج لويس بورغيس لديه قصة تسمى " الأليف" والأليف هي نقطة في العالم حيث أنه حتما كل شي موجود وبالنسبة لي، إن هذه الصورة هي نقطة في العالم حيث أنه حتما كل شي موجود |
| New York'ta herkesin son derece etkili olayla çerçevelenen bir 11 Eylül 2001 hikayesi var. | TED | وفي نيويورك، كل شخص لديه قصة هذا يحيط بذاك ويؤثر عليه بشكل كبير حدث هذا في سبتمر 11 عام 2001 |
| Şey, ayrılırken bu beyle karşılaştık ki, kendisinin ilginç bir hikayesi var. | Open Subtitles | كنا في طريقنا للمغادرة، عندما صادفنا هذا السيد والذي لديه قصة مثيرة للاهتمام ليرويها |
| Her biri anlatacak hikayesi olan bir canlı. | Open Subtitles | كـل كتاب حيّ، لديه قصة ليحكيها! |
| Bildiği tek bir hikaye var ve o da Phil Donahue ile bir alışveriş merkezinde nasıl karşılaştığıyla ilgili. | Open Subtitles | لديه قصة واحدة. و هى عن رؤيته لفيل دوناهيو في المجمع التجاري (كاتب و منتج أمريكي) |
| "Conan"a çıkan herkesin nasıl başarılı olduğuyla ilgili delice hikayeleri var. | Open Subtitles | (كل شخص ظهر في برنامج (كونان لديه قصة مجنونة عن كيف دخل المجال |
| Sağlam bir hikâyesi var. | Open Subtitles | و لديه قصة غريبة |
| Yaptığımla gurur duymuyorum Jen, Bunu özgeçmişime yazmazdım ama her erkeğin böyle bir hikâyesi vardır. | Open Subtitles | " انا لست فخور بذلك يا " جين انه لن يذكر في سيرتي الذاتية لكن كل رجل لديه قصة مثل هذه |