| 85 şarkılık bir listem var ve özellikle gecenin ortasında | TED | لدي قائمة أغنيات من 85 أغنية، وخصوصاً في منتصف الليل، |
| Eğer sen bakmak istemiyorsan, yabancılara ödeme yapabileceğim uzun bir listem var. | Open Subtitles | إن لم تريدين فعلها، لدي قائمة طويلة من الغرباء أستطيع التعاقد معهم. |
| En iyi et lokantalarının listesi var bende. Sormanız yeterli. | Open Subtitles | لدي قائمة جيدة للغاية من مطاعم الشرائح ، اطلبوا فقط |
| Peki, yapılacak işlerin listesi var garajı temizlemek, evi boyamak, harç... | Open Subtitles | حسناً، لدي قائمة بجميع الأعمال اليومية تنظيف القراج، صبغ البيت بوية تجصيص الـ |
| Gördüğün gibi elimde, mahkemede savunduğun yaralanma vakalarından oluşan bir liste var. | Open Subtitles | كما ترى هنا لدي قائمة لقضايا الإصابات التي ترافعتَ بها في المحكمة |
| Cebimde isimlerin olduğu liste vardı. | Open Subtitles | كانت لدي قائمة بالأسماء في جيبي |
| Evet. Benim bir kontrol listem var. | TED | ا.ر. : نعم، و لكن ليس لدي قائمة معايير لهذا الشيء. |
| Küçük düşünmek bana göre değil, bu yüzden sizin için büyük bir aday film listem var. | Open Subtitles | لا أحب القصور في التفكير لذلك لدي قائمة بالأفلام من أجلك أمستعد؟ |
| Yani, bakmamız gereken koca bir müşteri listem var. | Open Subtitles | اقصد, لدي قائمة طويلة بعملاء .ينتظروننا لنتفحص حالاتهم |
| - Çabuk yap sol göğsümden daha uzun yapılacaklar listem var hayatım. | Open Subtitles | حسناً، بسرعة لدي قائمة بأشياء عليك فعلها أطول من ثدي الأيسر |
| Elimde bir adres listesi var Sanırım ismi orda olacaktı. | Open Subtitles | لدي قائمة اتصال أنا متأكد أنها مسجّلة فيها |
| Efendim, öldürülen jigoloların bütün müşterilerinin listesi var elimde.. | Open Subtitles | سيدي,لدي قائمة بجميع اسماء النساء الذي كانوا مع الضحايا. |
| İnsanlara yapmış olduğum kötü şeylerin bir listesi var, o insanları bulup, hatalarımı telafi etmeye çalışıyorum. | Open Subtitles | أه , لدي قائمة بالأعمال السيئة التي فعلتها للناس ألف بالجوار وأعثر عليهم ثم أعوض عما فعلته |
| Elimde son beş yıl içinde sigorta ettirilip ölen bütün çalışanlarınızın bir listesi var. | Open Subtitles | حسناً، لدي قائمة لكل حاملي وثائق التأمين الذين كانوا موظفين وماتوا في السنوات الخمس الأخيرة |
| Ama size söylüyorum, elimde bir mil uzunluğunda bir liste var. | TED | ولكن علي أن أُخبركم أن لدي قائمة طويلة. |
| Senin bütün boşluklarını dolduracak bir liste dolusu adamım var. | Open Subtitles | أوه، لدي قائمة من الرجال يمكنهم أن يشغلوا كلّ منزل لديك |
| Söylemenizi istediğim diğer şarkılar içinde bir liste yaptım. | Open Subtitles | لدي قائمة بالأغاني التي أريدك أن تغنيها |
| Afedersiniz hanımefendi? FBI'dan geliyoruz... - Cebimde isimlerin olduğu liste vardı. | Open Subtitles | عذرا يا سيدتي , نحن من ( FBI ) لدي قائمة بالاسماء داخل جيبي |
| Dinle sapık. Favori sitelerinin, kredi kartı numaranın ve giriş saatlerinin listesi elimde. | Open Subtitles | استمع ايها المعتوه , لدي قائمة بمواقعك المفضلة ارقام بطاقاتك الائتمانية |