| Korkunç bir geçmişim var. Üç yıldır, bir saksofoncuyla yaşıyorum. | Open Subtitles | لدي ماضي فظيع، قضيت 3 سنوات مع عازف ساكسفون |
| Bu adamla bir geçmişim var ve pek iyi de sayılmaz. | Open Subtitles | دايان,لدي ماضي مع ذلك الرجل وهو ليس من النبلاء |
| Sadece herşeyi yerine koymaya çalışıyoruz, bilirsin. Birazcık gizemli bir geçmişim var. Pekala. | Open Subtitles | نحن فقط وضعنا الاشياء في موضعها لدي ماضي غامض |
| Dediğim gibi, Polo ile bir geçmişimiz var. | Open Subtitles | "إسمع ، لقد قلت انه لدي ماضي مع "بولو |
| Polo ile bir geçmişimiz var. | Open Subtitles | "لدي ماضي مع "بولو |
| Bak, korkunç bir geçmişim var. Özür dilerim. | Open Subtitles | اسمعي, لدي ماضي سيئ انا اسف على ذلك |
| Francis ile bir geçmişim var, bir geleceğim olacak bu ise andan daha önemli. | Open Subtitles | لدي ماضي مع "فرانسيس" لدي مستقبل معه وهو أكبر من لحظة |
| Francis ile bir geçmişim var, bir geleceğim olacak bu ise andan daha önemli. | Open Subtitles | لدي ماضي مع "فرانسيس" لدي مستقبل معه وهو أكبر من لحظة |
| Bak, hoşlandığım erkekler hakkında kötü bir geçmişim var... | Open Subtitles | أنظر، لدي ماضي سئ مع إستلطاف الشباب... |
| -Tabiki. -Ama bir geçmişim var Parker. | Open Subtitles | كليًا- ولكني، أعني أنه لدي ماضي يا(باركر)- |
| Ama temizlemeye çalıştığım bir geçmişim var. | Open Subtitles | لدي ماضي أحاول التخلص منه. |