| Bak... Ben karı koca arasına girmeye çalışan bir adam değilim... Değilim... | Open Subtitles | اسمعي، أنا لست الرجل الذي يحاول أن يفرق بين زوج و زوجته |
| Neyse ki artık 1 yıl önceki o adam değilim. | Open Subtitles | لحسن الحظ, أنا لست الرجل نفسه الذي كان قبل سنة |
| Sen çok değiştin. Partiye ilk geldiğimde hoşlandığım adam değilsin artık. | Open Subtitles | لقد تغيرت، أنتَ لست الرجل ذاته الذي أعجبني عندما دخلت الحفلة |
| Ama bunu kontrol altında tutmazsan, buna saygı duyacağım türden bir adam değilsin. | Open Subtitles | لكنك لست الرجل الذي أحيانا يتظاهر بالإحترام لعدم تحكمه بنفسه أو لست تحت السيطرة |
| Bana düşkün bir kadını endişelendirecek biri değilim. | Open Subtitles | انا لست الرجل الذى تقلق من اجله امرأة وهى مولعة بى |
| Sonra karısı "Sen benim evlendiğim erkek değilsin." deyip onu terk ediyor. | Open Subtitles | ثم تقول له زوجته: "لست الرجل الذي تزوجته" و تتركه |
| Bayan, yaptıkların için çok memnunum, ama aradığın adam ben değilim. | Open Subtitles | سيدتي, أقدر لكِ مافعلته .. ولكنني لست الرجل الذي تبحثين عنه |
| Sıkı bağla kovboy, gerçekçi olmalı. Ben kötü adam değilim, iyi adamım. | Open Subtitles | بإحكام لكى تبدو حقيقية أنا لست الرجل السيىء, بل الرجل الجيد |
| Yarıştan çekiliyorum çünkü bu iş için en iyi adam değilim artık. | Open Subtitles | أنا أنسحب من هذه الانتخابات لأنني لست الرجل الأفضل لهذا العمل |
| Üzgünüm ama ben elinde megafonu olan bir adam değilim, yaptığım iş bu. | Open Subtitles | اعتذر لست الرجل مع مكبّر الصوت لكن هذا عملي |
| Ben öldürdüğün adam değilim, satın aldığın biriyim. | Open Subtitles | لست الرجل الذي تقتلين أنا الرجل الذي تشترين |
| Belki de ben evlendiğini düşündüğün adam değilim. | Open Subtitles | ربما لست الرجل الذي كنتي تتمني الزواج منه |
| Senin de Demir Adam kaskına ihtiyacın yok. Demir adam değilsin. | Open Subtitles | أنت لا تحتاج خوذة الرجل الحديدي أنت لست الرجل الحديدي |
| Sen o fotoğraftaki adam değilsin artık. | Open Subtitles | انت لست الرجل الذي في الصورة ليس بعد الان |
| Sen paramı getirmesi için tuttuğum adam değilsin. | Open Subtitles | أنت لست الرجل الذي سمعت أنه سيأتي بمالي الخاص |
| Haftalık poker oyunumu bırakmam diyen biri değilim. | Open Subtitles | أنا لست الرجل الذي يريد التخلي عن ليلة لعب البوكر |
| Aradığım erkek değilsin. | Open Subtitles | أنت لست الرجل الذي أبحث عنه |
| Allahın adına yemin ederim, aradığınız adam ben değilim. | Open Subtitles | أقسم بالله ، أنا لست الرجل الذي تبحثون عنه. |
| Biraz bizimle takılırsan bulaşılacak adam olmadığımı anlayacaksın. | Open Subtitles | أنت ستكتشف أنى لست الرجل الذى يمارس الجنس معها |
| Biliyorum. Belki de bu oyun için doğru kişi değilim. | Open Subtitles | أجل,أعلم,ربما أنا لست الرجل الصحيح لإدارة هذه اللعبة. |
| O da önceden olduğum adam olmadığım. | Open Subtitles | أنا لست الرجل الذي عليه في السابق |
| Sizi eleştirmiyorum. Dışarıda kızdırılmış tek adam değilsiniz. | Open Subtitles | أنا لا أنتقدك ، فأنت لست الرجل الوحيد الغاضب هنا |
| Sandığım adam değilmişsin. | Open Subtitles | لست الرجل الذي اعتقدت أنك ستكون |
| Kardinale telgrafını aldığında alan adamı olmadığımı söylemiştim. | Open Subtitles | أخبرت الكاردينال عندما يتسلم رسالتك أني لست الرجل المطلوب |
| İyileşme konusunda sorular yöneltmeniz gereken kişi ben değilim. | Open Subtitles | لست الرجل الذي عليك توجيه السؤال له بشأن التعافي |