| Çünkü, onu terk etmenin, kendinle ilgili hislerine gerçekten çözüm olduğundan emin değilim. | Open Subtitles | لأنني لست متأكد أن هجرانك إياها هو الحل لكيفية شعورك تجاه نفسك |
| Bugünün peynir ve soğanlı çarşamba mı yoksa tuz ve sirkeli cuma mı olduğundan emin değilim. | Open Subtitles | أنا لست متأكد أن هذه بطعم الجبنة والبصل. فالأربعاء خاص بالملح، والجمعة خاص بالخل. |
| Muhteşemliğimin gerçek dünyada bir karşılığı olduğundan emin değilim. | Open Subtitles | أنا لست متأكد أن روعتي ستترجم في الواقع العملي |
| Bunun iyi bir fikir olduğundan emin değilim. | Open Subtitles | أنا لست متأكد أن هذه فكرة جيدة. |
| Basit bir dava olduğundan emin değilim. | Open Subtitles | لست متأكد أن الأمر إنتهى |
| İyi bir fikir olduğundan emin değilim. | Open Subtitles | لست متأكد أن هذه فكرة سديدة |