| Yüksüğün kıçı olduğundan emin değilim ama haydi bakalım. | Open Subtitles | انا لست متأكد ان كانت الحلقة المعدنية لها مؤخرة , لكن لنفعل هذا |
| Harry'nin üzülmeye hakkı olduğundan emin değilim. | Open Subtitles | انا لست متأكد ان يكون هارى لديه الشعور بالتأذي |
| Karımın beni terk ettiği ve dünyanın sonu arasındaki ayın iyi bir zamanlama olduğundan emin değilim. | Open Subtitles | انا لست متأكد ان العلاقة بيني وبين زوجتي الغير جيدة ونهاية العالم هي اوقات جيدة,اليس ذلك؟ |
| Bu sefer ki olayı biliyor musun bilmem ama benim için çok sıradışı önem taşıyor | Open Subtitles | لا افهم ذلك لست متأكد ان كنت سبب ذلك ام لا , ولكن ما اعرفه أن رجلك (شوان) أخذ شيء ثمين لي |
| Bu sefer ki olayı biliyor musun bilmem ama benim için çok sıradışı önem taşıyor | Open Subtitles | لا افهم ذلك لست متأكد ان كنت سبب ذلك ام لا , ولكن ما اعرفه أن رجلك (شوان) أخذ شيء ثمين لي |
| Ama şu an başka bir şeyin mantıklı olduğundan da emin değilim. | Open Subtitles | ولكني لست متأكد ان اي شي آخر منطقي الآن. |
| Ama şu an başka bir şeyin mantıklı olduğundan da emin değilim. | Open Subtitles | ولكني لست متأكد ان اي شي آخر منطقي الآن |
| Dinlemiyorlar ki. Kulakları olduğundan bile emin değilim. | Open Subtitles | انهم لا يستمعون ، انا حتى لست متأكد ان لهم اذان |
| Şimdi. Böyle bir şeyi yapmak için kaynağımız olduğundan bile emin değilim. | Open Subtitles | لست متأكد ان لدينا الموارد لهندسه شئ كهذا |
| Bunun iyi bir fikir olduğundan emin değilim. | Open Subtitles | أنا لست متأكد ان تلك فكره جيدة |
| Harvey, bunun iyi bir fikir olduğundan emin değilim. | Open Subtitles | (هارفي) لست متأكد ان هذه افضل فكرة |
| Harvey, bunun iyi bir fikir olduğundan emin değilim. | Open Subtitles | (هارفي) لست متأكد ان هذه افضل فكرة |