| İhtiyar bir süre gitmemi emretti. | Open Subtitles | لقد أمرني العجوز ان أذهب بعيدا لبعض الوقت |
| Ne yapayım, patron öyle emretti. | Open Subtitles | لم يكن لدي خيار آخر ، لقد أمرني الرئيس بذلك |
| Yargıç, bu seanslara katılmamı emretti. | Open Subtitles | لقد أمرني القاضي بأن أذهب لإستِشارات الزّواج |
| Kalmamı emretti. Olabildiğince çok adamın yanınızda kalmasını istedi. | Open Subtitles | لقد أمرني بالبقاء وأراد أكبر عدد من الرجال لحمايتك |
| Çavuştu. O emir verdi. Şeritlerimi geri alacağımı söyledi. | Open Subtitles | . لا ، كان الرقيب ، لقد أمرني قال أنني سأستعيد شرائطي |
| Kaptan kapağı açmamı emretti. | Open Subtitles | لقد أمرني الكابتن أن أفتح الباب |
| Az önce Ethan Kanin'le görüştüm. Bauer'a Burnett'i sorgulaması için izin vermemi emretti. | Open Subtitles | لقد أغلقت الهاتف للتو من (إيثان كينن) لقد أمرني بترك (باور) يستجوب (بورنيت) |
| Sammy sürekli savaş tehdidinden bahsediyor. Bana Danko'yu öldürmemi emretti. | Open Subtitles | (سامي) همه الأكبر هو العراك لقد أمرني أن أقتل (دانكو) |
| Bakanın ulağıyım ben! Buraya gelmemi bakan emretti! | Open Subtitles | إنّي رسول من أمين السرّ، لقد أمرني بالمجيء لهنا! |
| Size vermemi emretti. | Open Subtitles | لقد أمرني بإعطاء ذلك إليك |
| Onları kaldırmamı emretti. | Open Subtitles | لقد أمرني بإنزالها |
| Senin yanında durmamı emretti. | Open Subtitles | لقد أمرني بان أبق بجوارك |
| Öz kardeşini öldürmemi de emretti. | Open Subtitles | لقد أمرني بقتل أخيه |
| Kimseye söylememem için bana emretti. | Open Subtitles | لقد أمرني ألا أخبر أي أحد |
| - Kaptan Red gözlerimi senden ayırmamamı emretti. | Open Subtitles | ... (لقد أمرني القبطان (ريد |
| ...o bana bir emir verdi ve ben dinlemedim, az kalsın sen ölüyordun. | Open Subtitles | , لقد أمرني , و ام أستمع له و كدت تُقتل أنت |