| Bundelkhand'dan ayrıIırken yemin ettim... ya Bajirao ile dönecektim, ya da hiç. | Open Subtitles | لقد اقسمت عند مغادرتى انى سأعود مع بيشوا او لن اعود ابداً |
| Kendi resimlerimi yapacağıma yemin ettim. | Open Subtitles | لقد اقسمت بان ارسم لوحاتي الخاصة لابد وان هذا كان صعباً |
| Barbossa, seni yalancı piç. Serbest kalacağına yemin ettin. | Open Subtitles | باربوسا أيها الكذاب الوغد لقد اقسمت إنك ستطلق سراحها |
| Yargıca yemin ettin, İncil ve her şey üzerine. | Open Subtitles | لم لا ؟ لقد اقسمت لذلك القاضي على الإنجيل |
| Ona hiçbirşey olmayacağına yemin etmiştin. Sadece sürülecekti. | Open Subtitles | لقد اقسمت ان لا شئ سيحدث له انه سيتم نفيه فقط |
| Bu şeyi sonuna kadar göreceğime söz verdim. Öyle yapacağım. | Open Subtitles | لقد اقسمت اننى سأساعد حتى النهاية وهذا ما أفعله |
| - Olmaz Carol. Todd'a yemin içtim. | Open Subtitles | كارول ، لايمكنك فعل ذلك لقد اقسمت لتود |
| Efendine sadakat yemini ettin, davranışın takdire şayan. | Open Subtitles | لقد اقسمت بالولاء لمعلمك هذا جدير بالثناء |
| Benden karalıma ihanet etmemi isteyemezsin! Bir yemin ettim! | Open Subtitles | انت لا تستطيع ان تطلب منى خيانه الملك لقد اقسمت قسماً |
| Özür dilerim dostum ama ben bu adamı öldürmeye yemin ettim. | Open Subtitles | انا اسف يا صديقي لقد اقسمت ان اقتل هذا الرجل |
| Bu ülkeyi, içte ve dışta, bütün düşmanlara karşı koruyacağıma dair yemin ettim. | Open Subtitles | لقد اقسمت علي حمايه بلادي ضد كل اعدائها في الداخل و الخارج |
| Bir şövalye olmaya yemin ettim, ancak zamanım dolduğunda evime döneceğime de yemin ettim. | Open Subtitles | لقد اقسمت باليمين لفارس المعيد ولكنني وعدت ايضاً على العودة الى الوطن عندما يحين الوقت |
| Bana yemin ettin, gerekirse beni vücudunla koruyacağına söz verdin. | Open Subtitles | لقد اقسمت لي لقد وعدتني بأن تحميني بجسدك إذا تطلب الأمر ذلك |
| Yepyeni bir hayatı olacak diye yemin ettin. | Open Subtitles | لقد اقسمت انها ستحظى بحياة جديدة |
| Haç üstüne yemin ettin, dobişko! | Open Subtitles | لقد اقسمت على الصليب ايها السمين! |
| Geleceğin E-yayıncılık olduğuna yemin etmiştin. | Open Subtitles | لقد اقسمت لى ان النشر الالكترونى هو المستقبل |
| Babamın ve senin hiçbir şiddet girişimine bulaşmadığınıza döne döne yemin etmiştin. | Open Subtitles | لقد اقسمت أنك وابي غير مشتركين بأعمال العنف |
| Onları hayatta tutmak için elimden gelen her şeyi yapacağıma dair adamlarıma söz verdim. | Open Subtitles | لقد اقسمت لرجالى ان افعل كل ما بوسعى لأبقيهم احياء |
| - Olmaz Carol. Todd'a yemin içtim. | Open Subtitles | كارول ، لايمكنك فعل ذلك لقد اقسمت لتود |
| Bizim için yemin etti. Ona güvenebiliriz. | Open Subtitles | لقد اقسمت لنا وقالت انه يمكننا الوثوق بها |