| Onun için özgürlüğünden vazgeçtin. Şimdi de onun için öleceksin. | Open Subtitles | لقد تخليت عن حريك من أجلها والآن ستموت من أجلها |
| Seni bir daha asla göremeyeceğimi bilmeme rağmen, senden bir kez vazgeçtim. | Open Subtitles | لقد تخليت عنكى يوما وأنا على علم إنى ربما لن أراكى ثانيةً |
| Birincisi, burası artık senin evin değil. Yıllar önce burayı terk ettin. | Open Subtitles | الاول ، ان هذه لم تعد ارضك لقد تخليت عنها منذ سنوات |
| Salı günü tiyatro biletlerini başkasına verdim. Çarşamba konser biletini sattım. | Open Subtitles | لقد تخليت عن الحضور للمسرح وللسيمفونيه وتخليت عن البطاقات. |
| Güreşi bıraktım ama kavgayı hiç bırakmadım. | Open Subtitles | لقد تخليت عن الملاكمة لكني لم أتخلي أبدا عن القتال |
| Beni ben yapan bir şeyi feda ettim. | Open Subtitles | لقد تخليت عن الشيئ الوحيد الذى يشعرنى بكيانى |
| Saygınlığını tehdit ettiğim için aşık olduğun ilk kadını terkettin. | Open Subtitles | لقد تخليت عن أول من أحببت على الإطلاق ، لأنني هددت سمعتك ... |
| Bizi bir kere bırakıp gittin ve yine gideceksin. | Open Subtitles | لقد تخليت عنا مرة وسوف تغادر ثانية |
| Yani başkaları yüzünden, âşık olduğun adamdan vazgeçtin. | Open Subtitles | إذن لقد تخليت عن رجل تحبينه من أجل الآخرين |
| Teleskopunla dikizlediğin zamandan bu yana hayatının aşkı olan kızla geçireceğin ilk noelden bu hediyeleri dağıtmak için mi vazgeçtin? | Open Subtitles | لقد تخليت عن عيد الميلاد الأول لك مع الفتاة التي أحببتها منذ تجسّست عليها من خلال منظارك |
| Hayatının geri kalanını harcamak için ant içtiğin kadından vazgeçtin az önce. | Open Subtitles | اذا انتهى الامر لقد تخليت عنها ببساطه لقد نذرت بأن تقضي حياتك معها |
| Sahip olduğum herşeyden vazgeçtim, Sırf Aang'e toprakbükmeyi öğretebilmek için. | Open Subtitles | لقد تخليت عن كل شيء لكي أُعلم آنـج تسخير الأرض |
| Para göndermesi için anneme yazıyorum. Artık size sormaktan vazgeçtim. | Open Subtitles | أنا أكتب لوالدتي من أجل المال لقد تخليت عن الطلب منك |
| Sağ ol. Evet. Sevdiğim bütün yemeklerden vazgeçtim. | Open Subtitles | شكرا ، حقاَ ، لقد تخليت عن كل الواجبات التي كنت أستمتع بها |
| Beni terk ettin. Daha iyi bir model için terk ettin. | Open Subtitles | لقد تخليت عنى تخليت عنى من اجل فتاه اصغر سناً |
| Çocuklarını özürlü olduklarını düşündüğün için mi terk ettin? | Open Subtitles | لقد تخليت عن اطفالك لأنك اعتقد ان بهم عيوب ؟ |
| Onu Yunanistan uçağında terk ettin. | Open Subtitles | لقد تخليت عنها فى طائرة متحه الى (اليونان) |
| - Tabancalarını başkasına verdim. - Onlar benim değil, senin. | Open Subtitles | لقد تخليت عن مسدساتك لم تكن ملكى كانت لك |
| Sahip olduğum her şeyi verdim. Çok borcum var. Karım ve ben... | Open Subtitles | لقد تخليت عن كل شيء وعليّ إلتِزَامات جمّه زوجتي وأنا وأبنائي |
| O gezegendeki herkesi aylarca yalnız ve savunmasız bıraktım. | Open Subtitles | لقد تخليت عن كل شخص على ذلك الكوكب بدون دفاع لعدة شهور |
| Bütün ideallerimi bir yana bıraktım. Hayatta kalmak zorundayım. | Open Subtitles | لقد تخليت عن مبادئي ولا بد لي من البقاء على قيد الحياة |
| Çocuklar için kariyerimden feragât ettim. | Open Subtitles | لقد تخليت عن مهنتي من أجل الأطفال |
| Bizi terkettin ve bize ihanet ettin. | Open Subtitles | لقد تخليت عنا و خنتنا |
| Çocuğunu bırakıp gittin. | Open Subtitles | لقد تخليت عن طفلتك. |