| Hey, O'Hare'in kafasını kırdılar! | Open Subtitles | أنظروا، لقد حطموا رأس (أوهاير)! |
| Zinciri kırdılar! | Open Subtitles | {\pos(190,240)}! لقد حطموا السلسلة |
| Arabımızı, Pedro'nun kamyonunu ve kuleyi mahvettiler. Nasıl bu kadar zeki olabilirler? | Open Subtitles | لقد حطموا سيارتنا شاحنة بيدرو, برج الراديو كيف يمكنهم ان يكونوا بهذا الذكاء |
| Bütün olayı mahvettiler ben oradaydım, her şeyi düzelttim, daha iyi yaptım. Süper! | Open Subtitles | لقد حطموا العواقب التي مررت بها و بنوا عواقب أكبر، عواقب ضخمة |
| Grubun iyi ve özel olan her şeyini yavaş, yavaş yok ettiler. | Open Subtitles | لقد حطموا كل شيء كان جيد ومميز بشأننا. |
| Onlar benim ocağımı yıktılar. | Open Subtitles | لقد حطموا منزلي والمساحة التي وضعتها حولها |
| Piçler herşeyi mahvetmişler! | Open Subtitles | لقد حطموا كل شيء، الأوغاد |
| Omurgasını kırdılar. | Open Subtitles | لقد حطموا عمودها الفقري ! |
| Meyve standımı mahvettiler. Parasını kim ödeyecek? | Open Subtitles | لقد حطموا منضدة الفاكهة خاصتي من سيدفع ثمن هذا؟ |
| Arabamı mahvettiler. | Open Subtitles | لقد حطموا سيارتي. |
| Minibüsümü mahvettiler. Bu artık kişisel meselem. | Open Subtitles | لقد حطموا شاحنتي، الأمر شخصي |
| Tezgahımı mahvettiler! | Open Subtitles | لقد حطموا كل معروضاتي! |
| Epirus'un Yayını bulabilmek için tüm kutsal tapınakları yerle bir ettiler. | Open Subtitles | "لقد حطموا كلّ ضريحٍ مقدّس في مسعاهم نحو قوس (إيبروس)" |
| Burayı yerle bir ettiler. | Open Subtitles | لقد حطموا المكان برمته |
| Bir duvarı yıktılar. | Open Subtitles | لقد حطموا الجدار لا أعلم إن كنت تتذكر |
| Kapıları yıktılar. | Open Subtitles | لقد حطموا الأبواب. |
| - Ne? Bağlantı kutusunu mahvetmişler! | Open Subtitles | لقد حطموا صندوق التوصيلات |