| Birilerine sanat pazarının bayağı zor günler geçirdiğini söylediğini duydum. | Open Subtitles | لقد سمعتك تخبر أحدهم أنها فترة كساد في سوق الفن |
| Bunu senden ilk kez duydum. Sadece tekrar duymak istedim. | Open Subtitles | لقد سمعتك من المرة الأولى، ولكني أردت سماعك مرة أخرى. |
| Seni telefonda konuşurken duydum ve onlar da hamilelik testini bulmuşlar. | Open Subtitles | لقد سمعتك تتحدثين على الهاتف وهم وجدوا في الحاوية اختبار حمل |
| Tıbbı yardım için daha sonra gelin. - "Gel." dediğini duydum. | Open Subtitles | عد لاحقا لـ احتياجاتك الطبية لقد سمعتك تقول , ادخلوا الان |
| anladım ama yine de bağırıp çağırmaya başlamamıştı. | Open Subtitles | لقد سمعتك لكنها لم تصرخ علي في تلك اللحظة |
| Hey, Beanie geçen sefer buradayken, sanırım şarkı söylediğini duymuştum. | Open Subtitles | فى المرة الأخيرة التى كنت هنا ، لقد سمعتك تغنى |
| Kıyaslamıyordum. Serbest stil doğaçlamadır diyorum. Seni duyuyorum ama aynı fikirde değilim. | Open Subtitles | انا لم اكن اقارن لقد سمعتك لكنني لا اتفق معك ها ؟ |
| Dün gece radyoda birileriyle konuştuğunuzu duydum. | Open Subtitles | لقد سمعتك وأنت تتحدث للبعض عبر المذياع الليلة الماضية |
| Hiçbir şey mi? Bir şey dediğini duydum. Kendi kendine konuşmuyordun ya? | Open Subtitles | لاشئ ، لقد سمعتك تقول شيئا ، اكنت تكلم نفسك ؟ |
| Tanrı aşkına, seni duydum. | Open Subtitles | لأجل المسيح .. لقد سمعتك الحيطان رقيقة .. |
| Seni duydum. İmparatorun savaşçısı bizi izlemiş olmalı. | Open Subtitles | لقد سمعتك لابد وأن محاربين الإمبراطور تتبعونى إلى هنا |
| Ray, banyoda "vruum, vruum" diye ses çıkardığını duydum. | Open Subtitles | راي ؟ لقد سمعتك تصدر صوت محركات في المرحاض |
| - duydum! Evimden defol! | Open Subtitles | نعم لقد سمعتك وأريدك أنت تخرج من بيتي الآن |
| Sesli söyledin ya. Öbür odadan duydum. | Open Subtitles | أنت تتحدث بصوت عال لقد سمعتك وأنا في الغرفة المجاورة |
| O ampulü kırdığını da duydum. | Open Subtitles | ؟ لقد سمعتك تسقط المصباح الكهربائي سيكون ذلك بــ 67 سنتاً |
| Evet, duydum; ama söylediğini unutacağım. | Open Subtitles | أجل. لقد سمعتك لكننى سوف أنسى هذا لانك ليس فى كامل قواك العقلية |
| Evet, seni duydum. Yani, öyle söylediklerini nereden biliyorsun? | Open Subtitles | لقد سمعتك أقصد كيف عرفت أنهم يلقبونها بذلك؟ |
| Kronk, tepenin üstünde bir ev aradığını duydum. | Open Subtitles | لقد سمعتك ياكرونك وأنت تقول أبحث ع منزل فوق التل |
| Geldigini duydum ama gitmek istemedim. | Open Subtitles | لقد سمعتك وانت قادم ولكن لم اكن اريد الذهاب |
| Tamam anladım. Teşekkürler. Görünüşe göre bizim cadı iki arkadaşı ile buraya gelmiş. | Open Subtitles | حسنًا, لقد سمعتك, شكرًا لك إذًا, يبدو أن ساحرتنا كانت هنا مع صديقتين جديدتين |
| Anlıyorum ama bu iş özür dilemekten biraz daha farklı. | Open Subtitles | لقد سمعتك يا رجل ولكن الترضية مختلفة قليلاً عن الاعتذار |