| Tanrı kiliseye ve çocuğa hür irade verdi. | Open Subtitles | لقد منح الرَّبُّ الكنسيةَ والطّفلَ إرادةً حرّة |
| Belki bu iyi bir şeydir. Abine bir iş, bir sorumluluk verdi. | Open Subtitles | لعلّه أمر جيّد لقد منح شقيقكَ وظيفة ومسؤوليّة |
| Majesteleri oldukça cömertti ve babama büyük topraklar verdi. | Open Subtitles | كان فخامته كريماً لقد منح والدي ممتلكات كبيرة |
| Ailesine hiç yaşamadıkları bir güvenlik duygusu verdi. | Open Subtitles | لقد منح عائلته إحساساً بالأمان لم تعرفه قط. |
| Bir çok insana büyük keyif verdi. | Open Subtitles | لقد منح الكثير من الناس السرور |
| En yüksek hizmet için hayatını verdi. | Open Subtitles | لقد منح حياته للأداء الرائع للخدمة |
| O acı içindeki bir masuma selamet verdi. | Open Subtitles | لقد منح النجـاة لإنسـانة تتـألم. |
| Bu Rebecca'ya "Her şey yolunda, bundan yırtabiliyorum." öz güvenini verdi. | Open Subtitles | لقد منح (ريبكا) الثقة أنه لا بأس بهذا وأستطيع الهرب بفعلتي. |
| Tony o şirkete yıllarını verdi ve hakkının tümüyle ödenmesini istiyor. | Open Subtitles | لقد منح (طوني) أعوام من حياته لهذه الشركة، ويتوقّع أن يُكافأ كما ينبغي. |
| Omar'a saatlerce fikir verdi ve Omar da icadının her adımını onunla paylaştı. | Open Subtitles | لقد منح (عُمر) ساعات من النصائح المجانية وأطلعه (عُمر) على كل خطوة من الإختراع |