| Bu, bir çok nedenden biri ama şimdi gitmem lazım. | TED | واحد من أسباب متعددة, لكنني يجب أن أذهب الآن. |
| Sizinle tanışmak çok güzeldi ama şimdi gitmem gerek. | Open Subtitles | لكن كان شيئاً مبهجاً أن أراكم جميعاً لكنني يجب أن أذهب الآن |
| Bana yeterince yardımın oldu zaten, dostum... ama senden bir kez daha yardım istemek zorundayım. | Open Subtitles | لقد اسديت لي الكثير من العون يا صديقي و لكنني يجب علي ان اطلب عونك لمرة واحدة اخيرة |
| Sizinle bu konuyu tartışmak benim için zevkti.. ancak korkarım konuklarıma dönmem gerekiyor. | Open Subtitles | الحديث معك كان ممتعا لكنني يجب أن اعود إلى ضيوفي |
| Bana yeterince yardımın oldu zaten, dostum... ama senden bir kez daha yardım istemek zorundayım. | Open Subtitles | لقد اسديت لي الكثير من العون يا صديقي و لكنني يجب علي ان اطلب عونك لمرة واحدة اخيرة |
| İyi iş. ama bir kaç küçük sorum olacak. | Open Subtitles | حسناً .. لكنني يجب أَن أسألك بضعة أسئله. |
| Başkan olduğun zaman, sen gümüşten altına döneceksin, ama ben son konumumda kalmalıyım, öyle mi? | Open Subtitles | عندما تصبحين رئيسا اسمك الفضة هذاسيتحول إلى ذهب لكنني يجب أن أبقى في منصبي القديم؟ |
| Şu "Rachel ile bağlarını koparma" olayının iş kısmını anlarım ama arkadaşlık açısından baktığımda, buna anlam veremiyorum. | Open Subtitles | اعلمي بروك، أنا استطيع تفهم قطعك لعلاقة العمل معها لكنني يجب أن لا تخلطي صداقتك بذلك |
| Kulağa çılgınca gelebilir ama sanırım buna ihtiyacım var. | Open Subtitles | انظرو ا ، اعتقد بأن هذا الشيء يبدو جنونياً، لكنني يجب أقوم به |
| Çocuklarına karşı bu kadar gevşek olmanı anlıyorum, Nicole ama ne tür bir eğlence olduğunu görmem gerek. | Open Subtitles | أنا أتفهم أن تكوني متساهلة مع أولادك يا نيكول لكنني يجب أن اذهب و أرى أي نوع من المتعة تتحدثين عنها |
| Baba, bunu anlayamadığın için üzgünüm ama gitmek zorundayım. | Open Subtitles | والدي، انا آسفة لعدم تفهمك هذا.. لكنني يجب ان اذهب |
| Mekanı aramaya devam ediyoruz, ...ama sana söylemeliyim ki, çıkmaz sokak gibi görünüyor. | Open Subtitles | ما زلنا نبحث فى المنطقة و لكنني يجب أن أقول لكم هذا يشعرنى أنه طريق مسدود آخر |
| - ama o kasetleri geri almalıyım. - Kimin umurunda? | Open Subtitles | لكنني يجب أن احصل على الاشرطة - ومن يهتم ؟ |
| Biliyorum, ama terapistle buluşmam gerekiyor. | Open Subtitles | أعلم ذلك ، لكنني يجب علي الذهاب للعلاج المهني ، حسناً ؟ |
| Mike, üzgün olduğunu biliyorum ama işin içinden çıkmam gerekiyordu. | Open Subtitles | مايك , اعرف انك منزعج و لكنني يجب ان اخرج من هذا |
| ama yerimden kalkamıyorum, Yoksa kalkabilir miyim? | Open Subtitles | لكنني يجب أن أبقى مكاني، أيجب علي أن أبقى مكاني حينها ؟ |
| Yaklaşık olarak, ancak tabii ki bunu sormam gerekirdi. | Open Subtitles | هذا صحيح تقريباً و لكنني يجب أن أتأكد بالطبع |
| Acele ettirdiğim için kusura bakma ancak sünnet düğününde olmalıyım, acele edelim. | Open Subtitles | آسف لتعجيلك, لكنني يجب أن اكون في عملية الختان لذا أسرع |
| Hayır, başın belada falan değil ama seninle üzerinde çalıştığım bir dava hakkında konuşmam gerekiyor. | Open Subtitles | كلا, لستَ بمشكلة لكنني يجب أن أتحدث معكَ بشأن قضية أعمل عليها |