Ve şehirler arası ağların tümü tek bir amaç taşır, insanlığın 21. yy'daki bir numaralı önceliği: sürdürülebilir şehirleşme. | TED | وجميع هذه الشبكات التي بين المدن مكرسة لغرض واحد، الأولوية رقم واحد للبشرية في القرن ال21: هي التحضر المستدام. |
Bugün doğan çocuklar, insanlığın ilk büyük testinde bir gezegeni yok etmeden, üstünde yaşabilecek kadar akıllı olduğumuzu görecekler. | Open Subtitles | أطفال اليوم ينتظرون منا نتيجة أكبر اختبار للبشرية هل بإمكاننا أن نكون أذكياء كفاية للعيش على كوكب دون تدميره؟ |
Bugün size Dijital Evreni sunuyor olmak benim için bir onur. Bu insanlık için nerede olduğumuzu görebilelim diye yapıldı. | TED | إنه لشرف عظيم اليوم أن أقدم لكم الكون الرقمي، الذي تم صنعه للبشرية حتى يروا حقيقة أين نحن في الكون. |
Siz onu alt edemezseniz, insanlık için tüm umutlar suya düşecek. | Open Subtitles | ، إذا لم تتمكن من هزيمته عندها سيضيع كل أمل للبشرية |
Ancak Lunenfeld idrar âlemini idrak etmeye niyetli olması sayesinde insanlığa büyük yararı dokunacak bir şey keşfetti. | TED | لكن عندما أحدَق لوننفيلد النظر في عالَم البول، اكتشف شيئًا مفيدًا جدًا للبشرية. |
Benim düşüncem uzaya gitmediği takdirde, insan ırkının bir geleceği olmadığıdır. | TED | أظن أن ليس للبشرية مستقبل إن لم تذهب الى الفضاء. |
Bazı ölçülere göre, insanoğlunun yaşayabileceği en güzel zamanı yaşıyoruz. | TED | استنادا الى بعض المقاييس نحن الان في الوقت الأفضل للبشرية. |
Sadece doğadaki engin devinimleri değil, insanlığın duraksız hareketini de izleyebiliriz. | TED | فتمكننا ليس فقط من رؤية الزخم الهائل للطبيعة، بل أيضًا من رؤية الحركة المتواصله للبشرية. |
Bu kötü dünyada direniş ekibiniz insanlığın son umududur. | TED | في هذا العالم البائس، مجموعتكم المقاومة هي آخر أمل للبشرية. |
Önümüzdeki 16 dakika boyunca, sizi bir yolculuğa çıkaracağım. Yaşamın kodunu anlamak muhtemelen insanlığın en büyük hayali olmuştur. | TED | في 16 دقيقة القادمة سآخذكم في رحلة هذه الرحلة قد تكون أكبر أحلام للبشرية: لفهم شفرة الحياة. |
Ve eğer bunu yapabilirseniz, insanlığın temel yönlerini değiştirebilirsiniz. | TED | وإذا استطعت فعل ذلك، يمكنك حينها أن تبدأ في تغيير المظاهر الأساسية للبشرية. |
Önerimiz ise, bir süperbilgisayar insanlığın gezegen üzerinde 23 yılı kaldığını hesaplıyor. | TED | الفرضية كانت، أن حاسباً عملاقاً حَسَبَ أنه بقي للبشرية ٢٣ عام. |
Higgs anons edildiğinde biraz gurur duydum açıkçası ama insanlık için gurur duydum. | Open Subtitles | ـ كان لدي شعورا بالفخر عندما تم إعلان الهيجز ولكني شعرت بالفخر للبشرية |
İnsanlık için Orta Doğu'daki barıştan daha önemli bir şey olmadığını da biliyorum. | Open Subtitles | أعلم أيضاً أنه ليس هناك شيء أهم للبشرية من السلام في الشرق الأوسط |
Sadece birbirleri için değil, tüm insanlık için, adalet ve özgürlük için. | Open Subtitles | الحب, ليس فقط لبعضكم البعض بل للبشرية جمعاء من أجل العدالة والحرية |
Bunlar son zamanlar Uzun Adam, ama insanlık için değil. | Open Subtitles | هذه هي نهاية مرات، رجل طويل القامة، ولكن ليس للبشرية. |
Ölçtüğü şey, ya da en azından ölçmeye çalıştığı şey, dünya üzerindeki her bir ülkenin sadece kendi nüfusuna değil, tüm insanlığa ne ürettiği. | TED | يقيس، أو على الأقل، يحاول أن يقيس، ما تساهم به كل دولة بالتحديد في هذه الأرض ليس لشعبها، ولكن للبشرية أجمع. |
Bu ülke temel olarak insanlığa ve diğer ülkelere en çok katkı yapan ülkedir. | TED | هذه دولة بكل بساطة تعطي أكثر للبشرية وللعالم أكثر من أي دولة أخرى. |
Ailenize, topluluğunuza, ulusunuza bağlı olabilirsiniz, peki öyleyse aynı zamanda neden tüm insanlığa da bağlı olamıyorsunuz? | TED | يمكن أن تكون مخلصاً لعائلتك لمجتمعك لأمتك لذا لما لا يمكنك ان تحمل الولاء للبشرية ككل؟ |
Çünkü eğer farkına varabilirsek, elimizdeki daha önce görülmemiş sanal olarak insan kaynağına sahip olabiliriz. | TED | لأننا لو إستطعنا معرفة ذلك سيكون لدينا مورد لم يسبق له مثيل للبشرية. |
Ancak okyanus plastiğini engellemek insanoğlunun karşısına çıkabilecek en büyük fırsat. | TED | ولكن منع البلاستيك من تلويث المحيط ربما سيصبح أفضل فرصة للبشرية. |
Hayatımı verimlilik ile geçirmeliyim ki icat etme kapasitem maksimum değere çıksın böylece insanoğlu için yapabileceğimin en fazlasını yapabileyim. | Open Subtitles | أنا يجب أن أعيش حياتي كلها بكفاءة لزيادة قدرة الإختراع هكذا يمكنني أن أعمل أكثر للبشرية |
Gidip o bayrağı alın ve dünyaya oraya ilk kimin gittiğini gösterin. | Open Subtitles | إذهب وأحصل على ذلك العلم وأظهر للبشرية من الذي وصل للقمر أولاً |
Irksal tıp, yetersiz bir bilime dayandırılan insanlığı yanlış tanımlayan kötü bir tıp dalıdır. | TED | الطب القائم على العرق هو طب سيء، وهو علم ضعيف و هو تفسير خاطئ للبشرية. |
Artık insanlar için kullandığını sanmıyorum. | Open Subtitles | أعتقد أنه لم يعد يملك فائدة كبيرة للبشرية |