"للحياة" - Translation from Arabic to Turkish

    • yaşam
        
    • hayat
        
    • hayatın
        
    • yaşamın
        
    • yaşama
        
    • hayatta
        
    • hayatı
        
    • geri
        
    • yaşamak
        
    • hayatına
        
    • hayatını
        
    • hayata
        
    • yaşamı
        
    • canlı
        
    • can
        
    - Bir yaşam biçimi. - Şey, bu doğru olabilir. Open Subtitles ـ انها طريقة للحياة ـ حسنا ، ربما هذا صحيح
    Ormanın bir parçası olunca anladım ki bu farklı bir yaşam biçimi... Open Subtitles أصبحت الآن جزءا من الغابة.. لقد ادركت بأن هناك شكل آخر للحياة
    yine de deneye değer. Ve gerçekleşirse eğer, hayat hakkındaki görüşümüzü temelden değiştirecektir. TED لكن, مازال هناك فرصة. وفي حال تحقق هذه الفرصة ستتحول نظرتنا للحياة بالكامل
    Bu kaçış yeni bir koloni, yeni bir hayat kurmak oğullarımıza yeni bir şans tanımak ve özgürlük için değil mi? Open Subtitles هل نهرب لأننا نحاولة إيجاد حياة جديدة في مُستعمرة جديدة ؟ ، نحاول منح أبنائنا فرصة للحياة فرصة ليكونوا أحراراً ؟
    Gezegenimizin çevresindeki bu incecik kisve hayatın gelişmesini sağlayan şey. TED وهذه القشرة الرقيقة حول كوكبنا هي ما يسمح للحياة بالازدهار.
    Doğaya bakın, büyüme harika bir şey, yaşamın sağlıklı kaynağı. TED نعم، انظر إلى الطبيعة والنمو شيء رائع، ومصدر صحي للحياة.
    Belki de yaşama bakışımızı değiştirecek dev bir felsefi değişim. TED ربما يكون هذا العمل خطوة فلسفية عملاقة في نظرتنا للحياة.
    Eğer çarpışma gerçekleşmeseydi Dünya, karmaşık yaşam için bir yuva olmayabilirdi. Open Subtitles لو لم يحدث الاصطدام، لما كانت الأرض موطناً أبداً للحياة المعقدة.
    Gezegenimizin şiddetli bir değişimden geçtiği her seferde yeni bir yaşam fırsatı doğar. Open Subtitles حيث أنه في كل مرة تمر الأرض بتغير شديد يفتح معه باب للحياة
    Zufar, Arabistan'daki en harika yaşam çeşitliliğine ev sahipliği yapacak. Open Subtitles ستظل ظفار منزلهم الى اقصى تنوع للحياة في الجزيره العربيه
    Eve, Ben ölü hazırlandılar var Bir sonraki yaşam için. Open Subtitles عد إلى البيت , أنا قد جهزت الموتى للحياة التالية
    hayat belirtileri sizi minik hayat belirtileri sizi pek kıymetli hayat belirtileri... Open Subtitles أشكال الحياة. أشكال الحياة المتناهية الصغر خاصتي. أيتها الأشكال الضئيلة النفيسة للحياة.
    Ruhundaki kahramanın yok olmasına izin verme, yalnızlık içinde hüsranları hakettiğin hayat için.. Open Subtitles لا تجعل البطل الذي في داخلك يموت في الإحباط الوحيد للحياة التي أستحققتها
    Tanrım, onların hepsi ölmüştü bu ise hayat geri döndü. Open Subtitles يا إلهى تلك الجثة كانت هامدة تماماً وفقط عادت للحياة
    "Şimdi hayatın yalancı güzellikleri kayboldu çünkü ruh mabedinden ayrıldı. Open Subtitles الآن النصر للحياة الماكرة فانتيست تحطم الروح إختفت من معبدها
    Ama bir adam hala hayatın ısrarlı sorularına cevap arayışını sürdürüyor. Open Subtitles لكن رجل واحد لا يزال باحثاً عن أجوبة الأسئلة الملحة للحياة
    Yaşamaya uygun diye tanımlayacağımız bir durumdan buna doğru değişti çünkü yaşamın üç gereksinimi burada çok önce mevcuttu. TED وقد تغير عن الحالة التي كانت لِتصنفَه ككوكب صالح للحياة، لأن المتطلبات الثلاثة الرئيسية للحياة كانت موجودة منذ زمن.
    Sizi yaşama döndüreceğimde, adrenalinle birlikte bunu size enjekte edeceğim. Open Subtitles عندما أريد أن أعديكَ للحياة سوفَ أحقنك بهذه مع الأدرينالين
    Gizemli Ada'ya gitmeyi başardık. Bu hayatta bir şansımız olabilirdi! Open Subtitles نجحنا بالوصول للجزيرة الغامضة وكان يمكن أنْ نحظى بفرصة للحياة
    hayatı tanımlamaya ihtiyacım var. TED الى تعريف للحياة لكي اقوم بذلك النوع من التمييز
    Tanrımızın hayata geri dönmesi için kızı hemen kurban etmeliyiz. Open Subtitles عند أول إشارة للحياة في إلهنا يجب أن يضحى بالفتاة
    Otantik bir şekilde yaşamak, hayat döngüsüyle temas hâlinde olmak demektir. Open Subtitles حسنا , العيش كأناس قديمون يعني أن نلامس المعنى الحقيقي للحياة
    Öyleyse, yaşasın, çünkü artık emekliliğe veda edip... tekrar toplum hayatına dönmeliyim. Open Subtitles إذا كان الأمر كذلك , عال إنني بحاجة للنقاهة والخروج للحياة العامة
    Sivil hayata uygun değilsin, hapishane hayatını da kabul etmiyorsun. Open Subtitles ، أنتم غير صالحين للحياة المدنية ولن تقبلوا بحياة السجن
    Peki, bildiğimiz kadarıyla yer altı yaşamı yapmanın iki yolu vardır. TED حسنًا، بعيدًا جدًا عمّا نعلم، هنالك طريقتان للحياة تحت سطح الأرض.
    Ve dolayısıyla su bulunuyor ki bu da canlı hayatının büyük ihtimalle var olduğunu gösteriyor. TED لذا فإن هناك مياه ، وبالتالي هناك احتمال كبير بوجود فرص للحياة كالتي لدينا.
    Evet. Eşsizsin. Gerçek bir can kurtaransın. Open Subtitles ‫نعم، واحدة في المليون ‫ومنقذة حقيقية للحياة

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more