| Mesela Çin'de mükemmel yasalar çıktı, yasalara göre polis işkence uygulayamaz yoksa ceza görür. | TED | لذا في الصين، قوانين عظيمة جاءت لتنص على عدم تعذيب الشرطة للناس أو يتعرض الشرطي للعقاب |
| Siyahi kızların oransız olarak okullardan uzaklaştırıldıkları bir krizin içindeyiz. Okulun güvenliğine karşı muhtemel bir tehdit olmalarından dolayı değil; okulları, genellikle ceza ve ötekileştirme mekanı olarak deneyimlediklerinden dolayı. | TED | نعيش كارثة حيث الفتيات السوداوات يدُفعن بشكلٍ غير ملائم بعيدًا عن المدارس، ليس بسبب تهديد وشيك تواجهنه بالذهاب بأمان إلى المدرسة، ولكن بسبب أنهن يجدن المدارس كثيرًا كمكان للعقاب والتهميش. |
| Bir çeşit ceza. Çok kızdım. | Open Subtitles | إن الأمر أقرب للعقاب فلقد أفسدت بعض الأمور |
| Derslerden sonra okulda kalmanın, yıllarca denenmiş bir cezalandırma yolu olduğunu hatırlatabilir miyim? | Open Subtitles | هل أستطيع أن أشير إلى أن وقت الإحتجاز هو وقت الشرف للعقاب ؟ |
| Bu yüzden gerçekten köpeği yapmak iistediği şeyi yapmaya teşvik ederiz, öyle ki cezalandırma nadiren gerçekleşir. | TED | لذا نحن حقيقة نحفز الكلب ليريد فعل ذلك، حتي أن الحاجة للعقاب نادرا ما تظهر. |
| Evet, bence de büyük bir cezayı hak ettin. | Open Subtitles | نعم, اعتقد انك بحاجه للعقاب |
| Cezaya doymuyor musun? | Open Subtitles | هل انتي شرهه للعقاب |
| Jack Sparrow ise vücudu ve ruhuyla ceza çekmesi için götürüldü. | Open Subtitles | جاك سبارو تم أخذه نفساً وجسداً ليس إلي مكاناً للموت بل للعقاب |
| Bir hayvan bu kadar ceza ve aşağılama ile hayatta tutulursa birilerine saldıracağı kesindir. | Open Subtitles | الحيوان هو الوحيد الذى يمكن أن يتعرض كثيرا للعقاب والإذلال قبل أن يقوم بالعض ، يظهر بعض القتال |
| Beş günlük ceza çekme doldurma günün kutlu olsun. | Open Subtitles | شكرى سعيدة لليوم الخامس للعقاب كيف تتحمل؟ |
| Tez ceza verilmesi gereken bir suç olduğunu ikimiz de biliyoruz. | Open Subtitles | كلانا نعرف هذا هو الجريمة في حاجة للعقاب سريع |
| Beş günlük ceza çekme doldurma günün kutlu olsun. | Open Subtitles | شكرى سعيدة لليوم الخامس للعقاب كيف تتحمل؟ |
| Bu durumda ceza vermeye gerek görmedik. | Open Subtitles | نحن لا نرى ضرورة للعقاب في هذا المنعطف. |
| ceza alabilirim. | Open Subtitles | سوف أتعرض للعقاب |
| Ama İtalya Genelkurmay'ı, Fransız Genelkurmay'ından farklı olarak motivasyonun devamı için cezalandırma yolunu seçti. | Open Subtitles | ولكن ، وخلافاً لنظرائهم الفرنسيين.. فقد نظرت القيادة العليا للعقاب بوصفه الطرقة الوحيدة للحفاظ على الروح المعنوية |
| Bence cezalandırma cinayeti. Birileri mesaj göndermeye çalışıyor. | Open Subtitles | أعتقد انه قتل للعقاب ، فأحد ما يريد أن يرسل رسالة |
| Hatırlayın, IMU'lar cezalandırma için, | TED | تذكر، الوحدة المشددة وضعت للعقاب |
| Bu Kira'nın yeni bir cezalandırma şekli mi? | Open Subtitles | هل هذه قضية أخرى للعقاب من كيرا؟ |
| Bunu bir cezalandırma ve intikam için yaparsın. | Open Subtitles | فعل ذلك قد يكون أما للعقاب أو الأنتقام |
| Arthur'un cezalandırma yöntemi zalimce ve tuhaf. | Open Subtitles | فكرة (آرثر) للعقاب غير عادية وقاسية |
| Ama cezayı hak etmiyor. | Open Subtitles | ولكنها ليست للعقاب |
| - Denemesi cezayı hak eder. "cezayı hak eder." İyi bir kelime. | Open Subtitles | انها محاولة للعقاب - عقاب كلمة طيبة - |
| - Yenilgiye hiç doymuyor. | Open Subtitles | - انه يتوق للعقاب. |