| Bugün bana yalnızca alkol bağımlılığın için mi akıl danışmaya geldin, evladım? | Open Subtitles | هل كان شربكِ للكحول وطلبكِ للعفو هو السبب الوحيد لتكلميني يا إبنتي؟ |
| İçki içmeyeceğine, haftada üç kez AA toplantılarına katılacağına, ve farklı günlerde alkol testlerine gireceğine dair söz vermiş bulunuyorsun. | Open Subtitles | انكِ توافقين عن الإمتناع عن الشرب ان تحضري إجتماعات المدمنين 3 مرات بالإسبوع وتوافقي على خوض اختبار للكحول بشكل عشوائي |
| Sonradan öğrendi ki alkol satmamak maaşında kesintiye neden olacaktı. | TED | ثم أيقن أن عدم بيعه للكحول سيخفض من راتبه. |
| Şu gelene bakın hele.... Bay "Hayattan Zevk Almak İçin alkole İhtiyacım Yok" | Open Subtitles | حسناً حسناً ، انظروا من هنا ، السيد "لا أحتاج للكحول لأستمتع بحياتي" |
| Evet, ama aynı anda birden çok kişiye aynı halüsinasyonu gördürebilecek bir-- bir içki yada bir hap yok. | Open Subtitles | أجل لكن لا يوجد اثر للكحول او المخدرات التي قد تجعل عدة أشخاص يعيشون هلوسة في نفس اللحظة بالظبط |
| Adım Annalise Keating, ben bir alkoliğim. | Open Subtitles | "اسمي هو "آناليس كيتينغ وانا مدمنة للكحول |
| Anneleri olmayan maymunlar ise agresifti, stresliydi ve alkolik olmuşlardı. | TED | القرود التي لم يكن لها أم كانت عدائية ومتوترة ومدمنة للكحول. |
| Size yük olmak istemem, ama alkol sorunum dışında... ya da onunla birlikte, ufak bir uyuşturucu sorunum var. | Open Subtitles | أنا لا أريد ان أكون عبء عليك لكن مع مشكلة ادمانى للكحول عندى مشكلة طفيفة مع المخدر |
| Fakat bu üzüntünün içinde bizi sevindiren şey vücudundaki yüksek alkol oranı büyük bir ihtimal daha çabuk yanmanı sağlamıştır. | Open Subtitles | لكن لتخفيف حزننا نأمل أن إدمانك للكحول قد ساعد في إحتراقك بشكل أسرع |
| Kimileri zihnimizin sinirlari oldugunu söyler... ve alkol ya da uyusturucularin harika dünyasini kesfe çikar. | Open Subtitles | بعض الناس تقول لدينا فرونتير فى عقلنا و انفجروا وهم يستكشفون العالم الجميل للكحول والمخدرات , لكن |
| Bunun alkol bağımlılığını bir kendini yeniden bulma biletine çevirme. | Open Subtitles | لا تجعلي إدمانه للكحول تذكرة إلى إدراك الذات |
| alkol sorunun nedeniyle buraya geldik. | Open Subtitles | ديف نحن هنا اليوم بسبب مشكلة تعاطيك للكحول |
| Eğer nefesimde alkol bulursa kontak 24 saat çalışmıyor. | Open Subtitles | إن كان ثمة أثر للكحول في نفسي فلن تعمل مدة أربعة وعشرون ساعة |
| Ve ben insanlara güvenmeyen biri olsaydım ve yalan söylediğini düşünseydim alkol testi yapardım ve sonuç negatif çıkardı. | Open Subtitles | كنتُ لأقومَ بفحصِ سمومٍ يأتيني بنتيجةٍ سلبيّةٍ للكحول |
| 26 yaşında, nabız zayıf, kan basıncı 80, alkol almış. | Open Subtitles | عمرها 26 سنه , النبض ضعيف ,ضغط الدم 80 , متناولة للكحول |
| alkole alerjin var. | Open Subtitles | لقد تطوّرت لديك حالة من الحساسيّة للكحول |
| Bazı insanlar alkole, bazıları uyuşturuculara bağımlıdır. | Open Subtitles | ,بعض الناس مدمنٌ للكحول ,و بعضهم للمخدرات |
| Hipnozcu varsa kimin alkole ihtiyacı olur, değil mi? | Open Subtitles | اقصد من يحتاج للكحول عندما يكون هناك تنويم مغناطيسي |
| Şu anda içki ruhsatını görmem gerekiyor beyefendi. | Open Subtitles | كل ما أحتاجه الآن أن أرى رخصة للكحول إذا لم تمانع يا سيدي |
| Bir alkoliğim. - Selam Jill. | Open Subtitles | جيل وأنا مدمنة للكحول مرحبا جيل |
| Merhaba ben Christy, bir alkoliğim. | Open Subtitles | مرحبا . أنا كريستى وأنا مدمنة للكحول |
| Böyle konuşma. Kız çocuğu alkolik sanacak, senin genlerini aldı diye. | Open Subtitles | لا تقول هذا , ستظن الآن أنه مدمن للكحول لأنه يملك نفس جيناتك |
| Sigarayı, alkolü ve keyfi uyuşturucuları daha az kullanıyorlar. | TED | يقل تدخينهم وشربهم للكحول وتناولهم للمخدرات. |