| Eğer garsona şikayet ediyorsan, masa beşteki bir sersem olmadığın konusunda. | Open Subtitles | إن اشتكيت للنادل فأنت لست مجرد أحمق على طاولة لخمسة |
| Dün gece garsona gerçekten onu sevdiğimi mi söyledim? | Open Subtitles | هل حقاً قلت للنادل أني أحبه الليلة الماضية؟ |
| Bir garsona bahşiş verirken katı davranırsan ya da kişisel postaların için devletin pulunu kullanırsan bir şekilde ortaya çıkacak. | Open Subtitles | إن كنتِ لا تتركين بقشيش للنادل أو تستخدمين طوابع الحكومة للإستعمال الشخصي فكل هذا سينشَر |
| Tatlım. Bu resmi bir etkinlik. barmene bahşiş vermek zorunda değilsin. | Open Subtitles | عزيزي , هذا احتفال رسمي لا يجب عليك أن تمنح إكرامية للنادل |
| Bir keresinde suşi yemeye gitmiştik de garson kızla Japonca konuşmaya çalışmıştı. | Open Subtitles | ذهبنا لتناول السوشي ذات مرة وقد حاول التحدّث باليابانية للنادل |
| garsona yeşil biberden nefret ettiğini söyledin. | Open Subtitles | قلتِ للنادل بأن الطبق كان سيئاً |
| Casuslarımız yedi haneli rakamlar kazanan McAvoy'un garsona, zorla bahşiş verdiğini söyledi." | Open Subtitles | أن جواسيسنا أبلغونا أن ماكفوي, الذي تقول التقارير أنه يستلم راتبًا من سبع خانات, لم يقم بإعطاء بقشيش للنادل." |
| Adam garsona der ki, "Bakar mısın, salatamda bir düğme var." | Open Subtitles | رجل يقول للنادل: "لقد وجدت زراراً في سلطتي" |
| garsona ne kadar bahşiş verileceğini biliyorum. | Open Subtitles | أعلم كم عليّ أن أعطي بقشيشا للنادل |
| garsona demiş ki: "Buraya gel ve çorbanın tadına bak". | Open Subtitles | يقول للنادل "تعال, تذوق الحساء" |
| Karım garsona dedi ki, | Open Subtitles | قالت زوجتي للنادل |
| - garsona ver gerzek herif! | Open Subtitles | ادفع للنادل- ادفع للنادل ايها الغبي- |
| Bak, belki garsona anlatırsan -- | Open Subtitles | ...اسمعي، إن أمكنك فقط أن تشرحي للنادل |
| Birinci garsona büyük ödül olarak bu haftaki Norah Jones konserine ön sıradan iki bilet verilecek. | Open Subtitles | الجائزة للنادل الأكثر مبيعا هي, مقعدين في الصف الأول لحفل (نوراه جونز) هذا الأسبوع. |
| - ...notu garsona vereyim mi? | Open Subtitles | -هل سأعطى الرسالة للنادل ؟ |
| Esasında, garsona dedim ki-- ...yağda yumurtasını garsonun pantalonuna döktü. | Open Subtitles | -بالحقيقة، قلتُ للنادل ... -أنّها تبصقُ البيض المخفوق على سرواله . |
| - garsona bir bakın. | Open Subtitles | أنظروا للنادل |
| O da barmene şikayet etti, ama böyle yapılınca dışarı atılan da o oldu. | Open Subtitles | حتى شكا للنادل ولكن عندما فعل قام النادل بطرده |
| Konuştuğum barmene göre bardan kimliği belirsiz bir erkekle ayrılmış. | Open Subtitles | وفقاً للنادل الذي تحدثت معه لقد غادرت برفقة رجل غير معروف |
| Bu öğleden sonra gidip barmene fotoğrafını gösterdik ve saat 21.00 ila 21.30 arası ikinizin de orada olduğunu hatırladı. | Open Subtitles | توني : لقد أرينا صورتك للنادل الذي كان في البار اليوم بعد الظهر كايت : تذكر أنه رآك انت الكولونيل راين بين التاسـعة مسـاءا والتاسـعه والنصف |
| Ateşli garson için oradaydılar. | Open Subtitles | أنهم كانوا هناك للنادل الساخن. |
| Zavallı garson ya. | Open Subtitles | يا للنادل المسكين. |