| Aynı zamanda ordumuza, 1947-49 arasında komünist asilere karşı zafer kazandıran kişiye oy vermiş olacaksınız. | Open Subtitles | للرجل الذي قاد . . جيشنا للنصر ضد الشيوعيين الثوار في 1947 ـ 1949 |
| Siz Başkan Roosevelt'in zafer için aralıksız çabalarını biliyorsunuz. | Open Subtitles | قداستكم يعلم ان الجهود المستمرة للرئيس روزفلت للنصر |
| Baba, savaşta zafer yoksa yandaşlarının ölmesine izin veremezdin diyen sen değil miydin? | Open Subtitles | ألم تكن أنت من قال في الحرب لا توجد فرصة للنصر لا تستطيع أن تترك أتباعك يموتون، أبي؟ |
| zafere kadar götürebilecek, Genç, güçlü, Modern dünyanın, modern lideri olan, | Open Subtitles | والذي سيقودكم للنصر, وهو شاب وهو قوي وقائد حديث لعالم حديث |
| zafere ulaşmak için... bu yıl büyük ileriye sıçrama yılı olsun. | Open Subtitles | لتكن هذه السنة القفزة الكبيرة للأمام الطريق للنصر |
| Bense, zafere dogru yol aliyorum. | Open Subtitles | أمّا أنا على الجانب الآخر، ألعب لأتذوّق لذّة الإثارة اللذيذة للنصر |
| Babanın yüzüğü, geldiğimiz yerde zaferi simgeleyebilir, ama burada yenilgi anlamını taşır. | Open Subtitles | خاتم الأب قد يرمز للنصر في الوطن لكنه هنا يعني هزيمة |
| Baba, savaşta zafer yoksa yandaşlarının ölmesine izin veremezdin diyen sen değil miydin? | Open Subtitles | ألم تكن أنت من قال في الحرب لا توجد فرصة للنصر لا تستطيع أن تترك أتباعك يموتون، أبي؟ |
| Bize savaşta zafer kazandırabilirdi ama bir çocuğun kırık kolunu da iyileştirebilirdi. | Open Subtitles | كانَ بإمكانه قيادتنا للنصر بالمعارك، و لكنه كانَ بمقدوره أيضاً مُعالجة ذراع طفل مكسور. |
| zafer için bile yasalarımızı çiğnersek , sahip olduğumuz en önemli şeyi kaybederiz; | Open Subtitles | اذا ضحينا بقوانينا حتى للنصر , ربما نفقد الشئ الاكثر اهمية : |
| Emirlere itaat etmekle görevliyiz ve gerekirse zafer için canımızı veririz. | Open Subtitles | لدينا واجب لان نتبع التعليمات و , اذا يجب , ان نترك ارواحنا للنصر |
| Bunu yaptıkları işle ilgili bir zafer olarak kabul ediyorlar. | Open Subtitles | لقد إحتجوا بهذا كمثال للنصر. على كيفية قيامُهم بالعمل. |
| Çok daha az tehlikeli olabilen bir zafer bahçesi inşa ediyor gibiler. | Open Subtitles | يبدو أن بناء حديقة للنصر ربما تكون اقل خطوره بكثير |
| Belki de takıma zafer yolunda önderlik edebilirim. | Open Subtitles | جيد جيد جيد , ربما استطيع قياده الفريق للنصر اريد فقط ان احذرك |
| Lise ineği olarak başarı göstergem olan zafer turlarımdan bahsetmezsem içim rahat etmez. | Open Subtitles | بأعتباري أحد طلاب الثانوي المحبين للعلم ذو قصة نجاح, فمن الوجب الأخلاقي أن أحصل على المعمل كجائزة للنصر. |
| Ateş Lordu'nu yenmek için de zafere doğru dans ederiz. | Open Subtitles | حسناً, فقط ارقصوا في طريقنا للنصر على زعيم النار |
| Kılıçlarımızı zafere sallayalım, ortalığın amına koyalım ve bu âleme kral kimmiş gösterelim. | Open Subtitles | لذلك دعونا نرفع سيوفنا للنصر مالذي نتحدث عنه؟ |
| Onlara ya ölüme, ya da en iyisi zafere dek eşlik etmektir! | Open Subtitles | ولا بد أن يرافقهم المرء إما للموت أو للنصر |
| Üçümüzü eski bir savaşa ışınla, bir kişi zafere erişsin orada. | Open Subtitles | إلى منطقة المعارك انقلنا نحنُ الثلاثة حيث يصل واحد فقط للنصر." |
| Ancak bu savaş insanoğlunu hiç olmadığı kadar zafere yaklaştırdı. | Open Subtitles | مع ذلك هذه المعركة قد جعلت البشرية أقرب للنصر أكثر من أيّ وقت آخر |
| Tanrı halkını zafere taşıyabilsin diye onu arayıp bulmamı söyledi. | Open Subtitles | أمرني الله أن أسعى لإخراجه حتى يتمكن من قيادة شعبه للنصر. |
| Ama bizim asıl silahımız bize bu savaşta zaferi kazandıracak silahımız insan ruhunun gücü ve kararlılığıdır. | Open Subtitles | ولكن سلاحنا الحقيقي السلاح الذي يقود للنصر في النهاية هو قوة وقدرة تحمل الروح البشرية |