| Programımın ölümüne neden olduğunu söylemek istemiştim ama ben yapmadım. | Open Subtitles | حسناً، عنيتُ أنّ برنامجي قاد لوفاته، لكنّي لمْ أفعل ذلك. |
| Yemin ederim ki yapmadım. - Doğru. | Open Subtitles | كلاّ، اسمعا، أقسم لكما أنّي لمْ أفعل ذلك. |
| Ona karşılık vermedim çünkü onu öldürebilirdim. Ama yapmadım. | Open Subtitles | حيث أنّي لمْ أردّ، لأنّي كنتُ لأقتله و لمْ أفعل فهو في الـ 65 مِنْ عمره |
| Belki de... Yakınlarda olduğuma inandırmak için yapabileceğim her şeyi Yapmazsam nasıl bir baba olurum? | Open Subtitles | لكن أيّ نوع من الأباء سأكون إذا لمْ أفعل كلّ ما بوسعي للتأكد أن أبقى مُتواجداً؟ |
| - Ama ben öldürmedim! | Open Subtitles | لكنّي لمْ أقتله. لمْ أفعل ذلك قط. |
| Henüz bir şey yapmadım ama geliyor. | Open Subtitles | أنا لمْ أفعل أيّ شيءٍ، لكنّه ما سأفعل قادم. |
| Birinin ona inanması gerekirken ben onu yapmadım. Aynı hatayı sende de yapmayacağım. | Open Subtitles | احتاجت أحداً يصدّقها، و لمْ أفعل ذلك لن أكرّر الخطأ نفسه معكِ |
| Yaptım da diyemem yapmadım da. | Open Subtitles | لا أقول أنّي فعلت، ولا أقول أنّي لمْ أفعل. |
| Yaptım da diyemem yapmadım da. | Open Subtitles | لا أقول أنّي فعلت، ولا أقول أنّي لمْ أفعل. |
| Sevmek dışında ona hiçbir şey yapmadım. | Open Subtitles | لمْ أفعل أيّ شيء سوى حبّه واحترامه في المرض والصحة |
| Size yemin ederim ben bir şey yapmadım. | Open Subtitles | اسمع، إنّي أخبرك، لمْ أفعل شيئاً. |
| Sana kötü haber vermekten başka bir şey yapmadım. | Open Subtitles | لمْ أفعل شيئاً سوى إعطاؤكَ أخباراً سيئة |
| Beyler bunları ben yapmadım. | Open Subtitles | لمْ أفعل أيّ من هذه الأشياء يا رفاق. |
| Sana ve ailene, yardım etmekten başka bir şey yapmadım ben. | Open Subtitles | لمْ أفعل شيئًا سوى .مساعدتك أنت وعائلتك |
| Makasları yok etmemi istediğinde yapmadım. | Open Subtitles | عندما طلبتِ منّي التخلّص مِنْ تلك المجزّة... لمْ أفعل |
| Nikki'nin bu tür bir cinsel tavırla ilgilendiğimi düşünmesini istemedim çünkü hayatımda böyle bir şey yapmadım, tamam mı? | Open Subtitles | لمْ أرد أنْ تظنّني (نيكي) مشتركاً بذلك السلوك الجنسيّ، لأنّي لمْ أفعل أمراً كهذا قطّ، مفهوم؟ |
| Bunu, beni affetmen için yapmadım. | Open Subtitles | لمْ أفعل ذلك لكي تسامحني. |
| Bunu ben yapmadım. | Open Subtitles | أنا لمْ أفعل ذلك. |
| Dediğini Yapmazsam herkese anlatacağını söyledi. | Open Subtitles | وقالت أنّها ستُخبر الجميع ما لمْ أفعل ما تأمرني به. |
| Ama ben öldürmedim. | Open Subtitles | لكنّي لمْ أفعل ذلك. |
| yapmasaydım sizi öldüreceklerdi. | Open Subtitles | كانوا سيقتلونكم لو لمْ أفعل ذلك |