| Zengin olduğun için üzgün gibi davranmayacağım. Memnunum. | Open Subtitles | أنا لن أدعي أنني أنا آسف أنت غني، وأنا مسرور. |
| O savaşın neye benzeyeceğini biliyormuş gibi davranmayacağım, ya da hangi savaş alanında olacağını. | Open Subtitles | وأنا لن أدعي معرفة ما سوف تبدو مثل تلك الحرب أو على أي ميدان المعركة ستحدث |
| Aramızda olanlar hiç bir şey ifade etmedi gibi davranmayacağım. | Open Subtitles | ...أنا لن أدعي أن ما حصل بيننا لا يعني شيئا |
| Burada oturup, bizi biz yapan şeyleri biliyormuşum gibi davranmayacağım. | Open Subtitles | لن أدعي أنني أعرف ما يجعلنا الأشخاص الحاليين. |
| Hayatındaki o dünyanın bütünsel harikası hakkında en bilmiş kişi gibi davranmayacağım. | Open Subtitles | لن أدعي أنني الشخص في حياتك الذي يعرف أكثر عن العجائب الشمولية للعالم |
| Hiçbir şey olmamış gibi davranmayacağım. | Open Subtitles | حسنا، أنا لن أدعي أن ذلك لم يحصل. |
| Gitmem gerek. Kulak misafiri olmamış gibi davranmayacağım. | Open Subtitles | أنا ذاهب أنا لن أدعي أني لم أكن أتصنت |
| Ne yapacağımı biliyormuş gibi davranmayacağım. | Open Subtitles | أنا لن أدعي أنني أعلم ماذا يجب علي فعله |
| Bridget, hiç şaşırmamış gibi davranmayacağım. | Open Subtitles | بريدجيت، وأنا لن أدعي هذه ليست صدمة. |
| Olmadığım biri gibi davranmayacağım. | Open Subtitles | لن أدعي كي أكون شخص أخر |
| Seninle çiftmişiz gibi davranmayacağım. | Open Subtitles | أنا لن أدعي أننا ثنائي |
| Bay Boyd'la tartışmalı bir ilişkimiz yokmuş gibi davranmayacağım. | Open Subtitles | لن أدعي أنني و السيد (بويد) لم نحظى بعلاقة جدلية |
| Dr. Cox ne yaşadığınızı biliyormuş gibi davranmayacağım ama bana inanııj. tecrübelerim oldu. | Open Subtitles | لن أدعي يا دكتور (كوكس) أنني أعلم ما تشعر به لكنني مررت بتجارب أيضاً... |