| Ama sana garanti ederim, o adama saldırırsan... o yerden sağ çıkamazsın. | Open Subtitles | وأؤكد لك إن هاجمت ذلك الرجل لن تخرجي من تلك الحانة حية |
| Kullanmayı öğretmezsem buradan asla çıkamazsın. | Open Subtitles | إذا لم أعلمك كيف تقودين لن تخرجي من هذه البلدة |
| Yani bu akşam dışarıya çıkmayacak mısın? | Open Subtitles | إذن هذا يعني أنكِ لن تخرجي الليلة. |
| Kurtarıcılar'a malzeme aramaya çıkmayacak mısın? | Open Subtitles | لن تخرجي لإيجاد غنائم لـ (المنقذين)؟ |
| dışarı çıkmayacaksın. | Open Subtitles | ثالثاً لن تخرجي على الإطلاق |
| Mary Beth, midene bir şeyler koymadan dışarı çıkmayacaksın umarım. | Open Subtitles | (ماري بيث), أتمنى أنك لن تخرجي بدون شئ ما في معدتكِ. |
| Ciddi ciddi Skip'le çıkmıyorsun ya? | Open Subtitles | لن تخرجي جدياً مع سكيب لا تناديه بهذا |
| O kadar bile gidemezsin, bu binadan çıkamazsın. | Open Subtitles | لن تصلي لذلك الحد. لن تخرجي من المبنى حتى |
| Burnunda o şey varken evden çıkamazsın. | Open Subtitles | لن تخرجي من هذا المنزل وذلك الشيء في أنفِكِ |
| Şimdi gitmezsen pazartesi gününe kadar çıkamazsın. | Open Subtitles | إذا لم تذهبي اليوم, لن تخرجي حتى يأتي يوم الاثنين, هيا بنا |
| Aspirin istiyorsun diye arabadan çıkamazsın. | Open Subtitles | لن تخرجي من السيّارة لأنّك تودّي قرصًا دوائيًّا. |
| Kurtarıcılar'a malzeme aramaya çıkmayacak mısın? | Open Subtitles | لن تخرجي لإيجاد غنائم لـ (المنقذين)؟ |
| Bu gece dışarı çıkmayacaksın. Anlaşıldı mı? | Open Subtitles | لن تخرجي الليلة هل هذا واضح؟ |
| Bu gece dışarı çıkmayacaksın. | Open Subtitles | أنتِ لن تخرجي هذه الليلة ؟ |
| - Merete asla dışarı çıkmayacaksın. | Open Subtitles | -ميريت) ) "لن تخرجي أبداً" |
| - Şartlar ne olursa olsun dışarı çıkmayacaksın Lizzy. | Open Subtitles | (لن تخرجي لهم يا (ليزي |
| Ciddi ciddi Skip'le çıkmıyorsun ya? | Open Subtitles | لن تخرجي جدياً مع سكيب |