| İnsanlar yürüyüp yanlarından geçiyordu, Sanki garaj satışı varmış gibi. | Open Subtitles | كان الناس يمرّون، ويأخذوا منها كما لو أنّها ساحة بيع. |
| Kim Hye Jin denen o kadın Sanki sizi öldürecekmiş gibi üzerinize yürümüş. | Open Subtitles | تلك المرأة، كيم هي جين، سمعت أنها اقتربت منك كما لو أنّها ستقتلك |
| (ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, Sanki ne olacağını hissetmişlerdi. | TED | هذا الصمت الكهربائي، كما لو أنّها عرفت ما كان على وشك أن يحدث. |
| Keşke Washington'da kalsaydı dediğim zamanlar oluyor! | Open Subtitles | أوَتلعم، هُناك أوقات أتمنّى لو أنّها بقيت في العاصمة. |
| Tanrı'm. Ona karşı ne hissettiğimi bilse Keşke. | Open Subtitles | يا إلهي، لو أنّها فقط تعلم شعوري نحوها |
| Burası kendi babanın çiftliği olsa yardım ederdin ama, değil mi? | Open Subtitles | ماذا لو أنّها كانت مزرعة والدك؟ ستساعد عنها، أليس كذلك؟ |
| Sanki bizim duyamayıp göremediğimiz birşeyler dinliyor gibi. | Open Subtitles | انه كما لو أنّها تسمع شيء نحن لا نستطيع سماعه أو رؤيته. |
| Sanki beni bekliyormuş gibi canlıydı. | Open Subtitles | كانت حيّة كما لو أنّها كانت تنتظرني لقد كنتُ في النّور |
| Kampanyamın yüzünü neden Sanki suçluymuş gibi öğlen yemeği davetimden sürükleyip buraya getirdiniz? Çünkü öyle. | Open Subtitles | أقصد، لمَ ستسحبين وجه حملتي من حفلي الترويجي وجلبها إلى هنا كما لو أنّها مُجرمة؟ |
| Sanki üzerinde oynanmış. | Open Subtitles | تمّ تخطي جزءٌ منها ، كما لو أنّها مُنتجت، يتعيّنأنّتكون.. |
| Ve Sanki beni itip kakıyor ve çıkmama izin vermiyordu. | Open Subtitles | كما لو أنّها كانت تدفعني للداخل، وما كانت تسمح لي بالخروج. |
| Konuştuğumuzda Sanki yanımdaymış gibi geliyor. | Open Subtitles | فعندما أكلّمها، أحسّ كما لو أنّها بجانبي |
| Ama artık Sanki o yokmuş gibi geçip gidiyordur. | Open Subtitles | ولكنّه الآن يتجاوزها بنظره، يتجاهلها كمــــا لو أنّها ليــــست هنــــــاك حتى. |
| Keşke sigara içme hususunda ısrar etmeseydi, ilişkinin öncesinde... sonrasında... ve ilişki boyunca. | Open Subtitles | لو أنّها فقط لم تصرّ ...على التدخين قبل وبعد وأثناء النوم |
| Ama Keşke bunu yapmasaydı. | Open Subtitles | لكن أتمنّى لو أنّها لمْ تفعل ذلك. |
| Keşke bize vereceğini isterdim Bir çeşit ipucu, anlıyor musun? | Open Subtitles | أتمنى لو أنّها أعطتنا دليلاً ما. |
| Keşke Michael'ın üzerine düşmeselerdi. | Open Subtitles | غير أنّي آمل لو أنّها لم تكن تتهاوى على (مايكل) |
| Keşke gece kalsaydı. | Open Subtitles | لو أنّها قضت الليل |
| Peki o burada olsa ne derdi? | Open Subtitles | وماذا كانت ستقول لو أنّها حاضرة هنا الآن؟ |
| O hatun kızım bile olsa sikerdim. | Open Subtitles | لوددتُ لأضاجع تلك الفتاة لو أنّها كانت أختي |
| Peki o burada olsa ne derdi? | Open Subtitles | وماذا كانت ستقول لو أنّها حاضرة هنا الآن؟ |