Bazı sorularım var, ama tenis topunuz hakkında değil. | Open Subtitles | ـ لا لدي بعض الأسئلة ولكن ليست عن كرة التنس |
Devamlı habersiz sınav yapardı, matematik hakkında değil, gazozlar hakkında. | Open Subtitles | كان يعطينا اختبارات مفاجئة ليست عن الرياضيات، بل عن المشروبات الغازية حرفياً |
Bu başkanlık dalgasının güçle bir ilgisi yok. Amaç insanlara erişebilmek dokunmak, onları mıncıklamak. | Open Subtitles | اغراض العمده ليست عن الطاقه بل مساعده الناس |
Billie, bunun iyilik ve kötülük ile alakası yok. Bu güç ile ilgili. | Open Subtitles | بيلي ، إنها ليست عن الخير أو الشر إنها عن القوة |
Günümüz yarışmaları güzellikten ibaret değil. Zeka, yetenek ve sosyal konular da önemli. | Open Subtitles | عروض اليوم ليست عن الجمال فحسب بل هي حول الذكاء والموهبة والقضايا الإجتماعيّة |
Hayat seks demek değildir. | Open Subtitles | عليك تجاوز ذلك الحياة ليست عن الجنس. |
Bu dava cinayet, sakat bırakmak veya katliamla ilgili değil. | Open Subtitles | هذه القضية ليست عن القتل أو المجزرة أو التمثيل بالجثث |
Ya senin rüyaların direk kazalarla ilgili değilse ya kazaların ardındaki sembollerle ilgili ise | Open Subtitles | ماذا لو ان احلامك ليست عن الحوادث؟ و انما عن الرمزية وراء الحوادث مثل؟ |
Seni uzun süredir tanırım, ve biliyorum ki aptalda değilsin, bu nedenle sende biliyorsun ki bu savaş özgürlük hakkında değil... ve din için hiç değil. | Open Subtitles | أنا على علم بك لفترة طويلة أعلم أنك غير أحمق لذلك يجب أن تعرف أن هذه الحرب ليست عن الحرية وليست من أجل الدين |
Geceleri rüyalarım evleneceğim adam hakkında değil. | Open Subtitles | أحلامي ليلاً ربما ليست عن الرجل الذي سأتزوجه |
Mesele şu ki, çalışmamız tamamen seks hakkında değil. | Open Subtitles | فيما يتعلّق بدراستنا، حقاً إنّها ليست عن الجنس على الإطلاق. |
Bu şaka tecavüz hakkında değil, bayım. | Open Subtitles | هذه النكتة ليست عن الاغتصاب يا سيدي |
Ama bu hikaye Neil hakkında değil. | Open Subtitles | ولكن هذة القصة ليست عن , نيل |
Bu oyun John hakkında değil. | Open Subtitles | هذه المسرحية ليست عن جون |
Göt deliğinden zevk almakla ilgisi bile yoktur. | Open Subtitles | إنها ليست عن الإستمتاع بالمؤخرة على الإطلاق |
Göt deliğinden zevk almakla ilgisi bile yoktur. | Open Subtitles | إنها ليست عن الإستمتاع بالمؤخرة على الإطلاق |
Şarkının iç çamaşırıyla alakası yok. Mesele iç çamaşırı değil. | Open Subtitles | تلك الأغنيه ليست عن لينين هذا ليس لينين |
Bu kampanyanın arkadaşlıkla alakası yok. | Open Subtitles | واذا ؟ هذه الحملة ليست عن الاصدقاء |
Ve bu gibi hikayelerde olduğu gibi, bu hikaye sadece teknolojiden ibaret değil. | TED | ومثل بقية القصص، هذه القصة ليست عن التكنولوجيا فقط. |
Reddick/Boseman polis şiddet davalarından ibaret değil. | Open Subtitles | ليست عن فساد الشرطه بل عن شركة ريديك بوسمان |
Hayat seks demek değildir. | Open Subtitles | الحياة ليست عن الجنس. |
Savaş, şeref demek değildir. | Open Subtitles | الحرب ليست عن المجد |
Bu hikaye öyle insanlarla ilgili değil. Bu hikaye Baudelaireler ile ilgili. | Open Subtitles | ولكن هذه القصة ليست عن هؤلاء لكن هذه القصة عن عائلة البودولوز |
Sonuç olarak bunlar benim için sadece küçük adımlar atmakla ilgili değil. | TED | بالنسبة إلي، إنها ليست عن هذه الخطوات الصغيرة. |
- Erkeklerle ilgili değilse olur. | Open Subtitles | طالما هي ليست عن الرجال |