| En ufak bir fikrim yok. Carl, tüm burayla ilgilenmem gerek. | Open Subtitles | ليست عندي أي فكرة عن ذلك أنا مسؤولة عن هذا المكان بالكامل |
| Bu harita eline nasıl geçti en ufak fikrim yok ama ama açıkcası, hocalarına teslim etmemiş olmana şoke oldum. | Open Subtitles | ليست عندي فكرة كيف حصلت على هذه الخريطة أنا مذهول لإنك لم تسلمها |
| Evet, bu musluk için doğru vidam yok, bu yüzden karşıya gidip alıp geleceğim. | Open Subtitles | ليست عندي الصامولة المناسبة لهذا الصنبور لذا سأعبر الشارع لإحضارها |
| Bütün bunların ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. Koreli Elvis'i sallamak ne kadar? | Open Subtitles | ليست عندي فكرة عن كل هذا كم رائع هذا الالفيس الكوري ؟ |
| Neredeyse Bende olmayan bütün Wilhelmina pulları. | Open Subtitles | تقريبا كل طوابع الملكة ويلهيلمينا التي ليست عندي |
| Niye böyle olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. Koreli Elvis ne kadar müthiş? | Open Subtitles | ليست عندي فكرة عن كل هذا كم رائع هذا الالفيس الكوري ؟ |
| Ve benim, Albay'ı tutuklatıp başka bir kıtada işlediği veya işlemediği suçlardan ötürü onu yargılama yetkim yok. | Open Subtitles | ليست عندي سلطه قضائيه لاحتجز بها العقيد لجرائم قد يكون فعلها و قد يكون لم يفعلها في قاره اخري |
| Eski Cylon detektörünü çıkart ne yapman gerekiyorsa yap, çünkü benim hiçbir fikrim yok. | Open Subtitles | ,على مُستكشف السيلونز افعل ماتطلب الأمر لأنه ليست عندي فكرة |
| Hansen'la bir sorunum yok, onun da benimle. | Open Subtitles | ليست عندي مشكلة مع هانسن وليس معه مشكلة معي. |
| Pek çocuk içeceğim yok ama kahve yapıp yanına pipet verebilirim. | Open Subtitles | ليست عندي في الواقع أية مشروبات لأطفال ولكن بإمكاني أن أعطيكِ القليل من القهوه ويمكنكِ أن ترتشفيها عبر قصبه |
| Neden bahsettiğin hakkında hiçbir fikrim yok. | Open Subtitles | لا تبكي ليست عندي أي فكره عما تتحدث عنه |
| Bende anlatacak hikaye yok ki! Bütün hikayeler sende! | Open Subtitles | ليست عندي أي قصص أنت من يعرف كل القصص |
| Bende hikaye yok. Bütün hikayeler sende. | Open Subtitles | ليست عندي أي قصص أنت من يعرف كل القصص |
| Seni temin ederim kötü bir niyetim yok. | Open Subtitles | أؤكد لك أنه ليست عندي أية نوايا سيئة |
| Buna karar verme yetkim yok Inés. | Open Subtitles | انا ليست عندي القوة لحسم الامر ... إيناس |
| Gizlediğim bir şey yok. Bunu neden yapıyorsun? | Open Subtitles | ليست عندي أيّة أسرار، لماذا تفعل هذا؟ |
| Dışarıda ne olup bittiği konusunda hiçbir fikrim yok. | Open Subtitles | ليست عندي أدنى فكره عما يحدث بالخارج |
| - Üzgünüm kardeşim, fazla yok. | Open Subtitles | . آسف يا أخي , ليست عندي واحدة آخرى |
| Ve duruşma falan olduğu yok. | Open Subtitles | ليست عندي أيُّ محاكمةٍ جاريةٍ. |
| Göreyim. Bende değil. Arian Powell kesin imha etmiştir. | Open Subtitles | ليست عندي وأنا متأكدة ان أدريان باول حرقهـا |