zamanı değil! Bir strateji hazırlamalıyız. | Open Subtitles | ليس هذا وقت الشرب علينا أن نخطط لخطوتنا التالية |
Ağlamanın zamanı değil! | Open Subtitles | ليس هذا وقت الدموع أيتها الحمقاء |
Pepa, lütfen. zamanı değil. | Open Subtitles | بيبا، أرجوك ليس هذا وقت هذا الكلام |
Yetkilerini tartışmanın hiç sırası değil. | Open Subtitles | ليس هذا وقت الجدال حول السلطة المخولة لك |
Şimdi üzülmenin sırası değil efendim. Aksine mutlu olmalısınız! | Open Subtitles | ليس هذا وقت الانزعاج يا سيّدي وإنّما وقت السعادة |
Şimdi, yıldızları seyretmenin vakti değil, Kyle | Open Subtitles | حسناً ، ليس هذا وقت التحديق (بالنجوم (كايل |
Şaka zamanı değil, başkanının dediklerini dinle. | Open Subtitles | ليس هذا وقت المزاح أستمع الى رئيسك |
Olumsuz olmanın zamanı değil. | Open Subtitles | الآن ليس هذا وقت الصورة السلبية |
Majesteleri, merhamet göstermenin zamanı değil. | Open Subtitles | صاحبة الجلالة ، ليس هذا وقت الرحمة |
Kişisel düşmanlığın zamanı değil Sayın Yargıç. | Open Subtitles | ليس هذا وقت الروح العدوانية الشخصية سعادتك! |
Kişisel düşmanlığın zamanı değil Sayın Yargıç. | Open Subtitles | ليس هذا وقت الروح العدوانية الشخصية سعادتك! |
Selenia lütfen şimdi tartışmanın zamanı değil. Macera bizi bekliyor! | Open Subtitles | ليس هذا وقت للشجار المغامرة تنتظرنا |
Buradan ayrılmanın zamanı değil; bugün olmaz. - Neler olacağını bilemez-- | Open Subtitles | ليس هذا وقت الخروج، ليساليوم،لا تدريما... |
Buradan ayrılmanın zamanı değil; bugün olmaz. | Open Subtitles | ليس هذا وقت الخروج، ليساليوم،لا تدريما... |
Az önce bir adam öldürdüm. - Şimdi sakin olmanın hiç zamanı değil! | Open Subtitles | لقد قتلت رجلاً لتوي ليس هذا وقت الهدوء |
Telaşlanmanın zamanı değil. | Open Subtitles | ليس هذا وقت التوتر |
Kahramanlık yapmanın sırası değil, anlaşıldı mı? | Open Subtitles | ليس هذا وقت التصرف كبطل، أتفهمني؟ |
Şimdi kelimeleri saymanın sırası değil, Profesör. | Open Subtitles | ليس هذا وقت عد الكلمات ، يا أستاذ |
Şimdi bunun sırası değil | Open Subtitles | ليس هذا وقت التحدث بهذا الموضوع |
Grey, kaldır şunu. Oyun oynamanın vakti değil. | Open Subtitles | غراي) ضعي هذه جانباً، ليس هذا وقت اللعب) |
Durmanın vakti değil. | Open Subtitles | ليس هذا وقت الإستسلام |