"ليقرأ" - Translation from Arabic to Turkish

    • okumak
        
    • okuması
        
    • kitap okuyan
        
    • okuyabilir
        
    Üyelerden birisi soygun haberini okumak için ödünç almıştı. Open Subtitles أحد الأعضاء إستعارها ليقرأ عن عملية السطو على البنك
    Şimdi tek yapmamız gereken mesajı okumak için gelecek kişiyi beklemek. Open Subtitles هناك سؤال يطرح نفسه الآن، من الذي سيأتي ليقرأ الرسالة.
    Çalan kişi, defteri okumak için geri gelmiş. Elindekinin ne olduğunu tam olarak görmüş. Open Subtitles أيًا كان من سرقها، عاد ليقرأ الكتاب ليعرف بالضبط خريطة ماذا لديه
    Bu da okuması için çobana bir sürü zaman sağlar. Open Subtitles مما يعطي الكثير من الوقت للمرء ليقرأ
    Bak Bart, eğer eve erken gitmezsem, annemin bana sarılması babamın hikayeler okuması ve ikisinin ben usulca uyuyana kadar şarkılar söylemeleri için hiç zaman kalmayacak. Open Subtitles اسمع بارت، إن لم أذهب المنزل عاجلاً فلن يكون هناك وقت لـ... أمي لتحضني، وأبي ليقرأ لي قصةً... ...
    Kenara oturup kitap okuyan ve üniformasına kahve döken bir adam. Open Subtitles رجل يجلس عند الواجهة ليقرأ و يسكب القهوة على زيّه الرسمي
    Geceleri ona kitap okuyan topa vurmayı öğreten, güvende hissetmesini sağlayan ve onu seven bir babası olmadı hiç. Open Subtitles هو لم يحظ بأبٍ قط... ليقرأ له ليلًا أو ليريه كيف يرمي الكرة ليشعره بالأمان
    Tahtada ne yazdığını biriniz okuyabilir mi? Open Subtitles ليقرأ أحدكم رجاء، ما هو مكتوب على السبورة؟
    Sence Illinois, Normal'li bir tesisatçı 25 yıl tasarruftan sonra buraya gemiyle gelip şeker fabrikasının kötü zamanlarını okumak ister mi? Open Subtitles أتعتقد ان أحد السباكين من ولاية الينوي الشمالية يقتصد من ماله لمدة 25 سنة ليأتي هنا فى رحلة بحرية ليقرأ أخبار سيئة عن زراعة السكر
    Sorgu raporlarımı okumak için. Bilmiyorum. Open Subtitles ليقرأ تقرير التحقيق ، لسـت متأكدة "ASH"
    - Evet, şişedeki yazıyı okumak için. Open Subtitles -نعم، ليقرأ الكلمات على الزجاجة
    - Evet, şişedeki yazıyı okumak için. Open Subtitles -نعم، ليقرأ الكلمات على الزجاجة
    Ajan Knox o mesajları okumak için ölürdü. Open Subtitles العميل (نوكس) مستعد للقتل ليقرأ هذه الرسائل
    Tracy, onları okuması için sana birisini tutarım. Open Subtitles ترايسي)، سأعيّن موظفاً ما) ليقرأ عليك الرسائل
    Hiçbir sapık, gecenin bir yarısı odasına gidip ona şiir okuyabilir miydi? Open Subtitles هل كان سيذهب ملاحق لمنزلها في منتصف الليل ليقرأ لها شعر؟

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more