| Onu bir daha sevmeyeceğine ve görmeyeceğine dair söz ver bana. | Open Subtitles | أقسمي لي أنّكِ لم تعودي تحبّينه. و أنّكِ لن تريه ثانيةً. |
| Bu ayrıca, senin bir gün harika bir cerrah olacağını gösterdi bana. | Open Subtitles | وهو أيضاً ما يثبت لي أنّكِ ستكونين جرّاحةً عظيمةً يوماً ما |
| İki hafta önce bana Steve ile birlikte olma şansını kaçırdığın o ana dönebilsen dönmek isteyeceğini ve onu bırakmayacağını düşündüğünü söylemiştin. | Open Subtitles | منذ أسبوعين قلت لي أنّكِ تتسائلين إن كنتِ قد أضعتِ فرصتكِ مع ستيف وأردتِ العودة لتلك اللحظة |
| Buraya gelip, bunu bana anlatmaya ihtiyaç duyman senin, ilk düşündüğümden daha iyi bir cerrah olduğunu gösterir. | Open Subtitles | وحقيقةُ أنّكِ قرّرتِ العودةَ وإخباري بذلك تكشفُ لي أنّكِ جرّاحةٌ أفضلُ بكثير عمّا حسبتُك في البداية |
| Tek yolu buydu. bana inandığını söyle. | Open Subtitles | كانت الطريقة الوحيدة فقط قولي لي أنّكِ تصدّقيني |
| Yani bana birini öldürdüğünü, sonra da cesedin ortadan kaybolduğunu mu söylüyorsun? | Open Subtitles | إذن أنتِ تقولين لي أنّكِ قتلتِ رجلاً، وبعد ذلك إختفت الجثّة؟ |
| bana 11.15'te burada olacağınızı söylemişlerdi. | Open Subtitles | أجل، لا، لا. قالوا لي أنّكِ ستكونين هنا الساعة الـ11: |
| Küçük bir kuş bana sizin bira istediğinizi söyledi. | Open Subtitles | عصفورٌ صغير قال لي أنّكِ قد تحتاجين إلى شراب |
| Lütfen bana tuhaf fantazi günlüğünü okuduğunu söyle. | Open Subtitles | من فضلك قولي لي أنّكِ قرأتِ بعض الجموح الغريب في مذكراتها. |
| bana öyle geliyor ki,acı çekmekten zevk alıyorsun Gloria. | Open Subtitles | يبدوا لي أنّكِ تحبين المعاناة، غلوريا |
| bana öyle geliyor ki, her ilişkinde daima bir çıkış kapısı bırakıyorsun. | Open Subtitles | يبدو لي... أنّكِ تتركين لنفسكِ دوماً فتحة هروب في علاقاتكِ لأنّكِ خائفة من الإلتزام |
| O yüzden, bana yapabileceğiniz bir şey olmadığını söylemeyin. Onu tedavi edeceksiniz... | Open Subtitles | لا تقولي لي أنّكِ لا تستطيعين أن تفعلي شيئاً... |
| bana ufacık da olsa kıskanmadığını söyleme, | Open Subtitles | لا تقولي لي أنّكِ لستِ غيورة قليلاً. |
| bana sen kendi kaderini kendin çiziyormuşsun gibi geldi. | Open Subtitles | يبدو لي أنّكِ كتبتِ قدركِ بنفسك |
| Hatırladığım kadarıyla bana Kötü Kraliçe olduğunu kanıtlamaya çalışıyordun. | Open Subtitles | إنْ أردتِ أنْ تثبتي لي أنّكِ الملكة الشرّيرة التي أذكرها... |
| - Unuttuğunu söyleme bana. | Open Subtitles | -أجـل -لا تقولي لي أنّكِ نسيتِ، عزيزتي |
| bana beni sevdiğini söylemiştin. | Open Subtitles | لقد قلتَ لي أنّكِ تحبّني |
| Lütfen bana Klaus'a Kool-aid içireceğini söyleme. | Open Subtitles | لا تقولِ لي أنّكِ تصدّقين (كلاوس) في زعمه تلكَ الهدنة. |
| Affedersin Catherine, sanırım kulaklarımda bir sorun var az önce bana kızımızın seninle yaşamasını istediğini sorduğunu sandım. | Open Subtitles | أنا آسف (كاثرين)، لابدّ أنّ هناك خطبٌ في أذني، ولكن يُخيّل لي أنّكِ سألتني لو بإمكان ابنتنا الرحيل للعيش معكِ. |
| Şimdi bana Esposito için öyle giyindiğini söyleme. | Open Subtitles | لا تقولي لي أنّكِ تلبسين بتلك الطريقة لأجل (أسبوزيتو). |