| Burada daha iyisini ya da ucuzunu bulamayacağın bir şey yok. | Open Subtitles | ما من شيء لا يمكنك شراءه أفضل و أرخص الا هنا |
| Neticede, koşulsuz dürüstlük diye bir şey yok. | Open Subtitles | على العموم، ما من شيء يدعى بالاخلاص المطلق |
| Kumdan başka bir şey yok. | Open Subtitles | ما من شيء هناك سوى رمل, لا يمكنني أن أرى أي شيء |
| Takılmak istiyorum. Korkacak hiçbir şey yok. Tamam mı? | Open Subtitles | أريد مرافقتك لذا ما من شيء تخشينه، حسناً؟ |
| Dikkat dağınıklığı çağında, dikkat etmekten daha lüks bir şey yoktur. | TED | وفي عصر الذهول، ما من شيء أكثر فخامة من الانتباه. |
| Tanıyorsun onu. Şüphelenecek birşey yok. | Open Subtitles | أنت تعرف شقيقتي، ما من شيء يثير القلق حيالها |
| Bütün sorulara cevap vermeye hazırım. Gizleyecek bir şeyim yok. Derdin ne? | Open Subtitles | أنا على إستعداد إجابة كافة الأسئلة، ما من شيء أخفيه، ما هي؟ |
| İşte, ağabeyim! Hiç bir şey onu o iki katırlı kasabadan uzak tutamaz. | Open Subtitles | هذا هو أخي ما من شيء يبعده عن تلك البلدة الصغيرة |
| İkinizde gidebilirsiniz artık, yapacak bir şey yok. | Open Subtitles | عليكما الذهاب للمنزل ما من شيء تستطيعان فعله |
| Geçmenize izin veremem. Yapabileceğim bir şey yok. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أسمح لك بالدخول ما من شيء أستطيع فعلـه |
| Geçmenize izin veremem. Yapabileceğim bir şey yok. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أسمح لك بالدخول ما من شيء أستطيع فعلـه |
| Bu gece yapabileceğimiz bir şey yok, çocuklar. Geceyi noktalayalım. | Open Subtitles | ما من شيء نستطيع فعله الليلة لنذهب إلى منازلنا |
| Yok, söylediğim gibi derin bir şey yok. Başa çıkabilirim bununla. | Open Subtitles | لا, ما من شيء أقلق حياله تأقلمتُ مع الوضع |
| İnsanların birbirlerine yaptıkları şeyler dışında beni pek şaşırtan bir şey yok. | Open Subtitles | لذا ما من شيء يفاجئني بعد الان بأستثنان الاشياء التي يفعلها الناس ببعضهم البعض |
| Dostum, kabullenmekten başka yapabileceğin bir şey yok. | Open Subtitles | يا صديقي، ما من شيء تستطيع فعله ماعدا تقبل الواقع |
| Orada olduğu içinde, kimsenin yapabileceği bir şey yok, bu yüzden...onun gibi olma. | Open Subtitles | وبمجرّد أن يفتضح الأمر، ما من شيء ليفعل حياله، لا أحد يستطيع فعل أي شيء حياله لذلك لا تكوني مثله |
| Yapabileceğin hiçbir şey yok çünkü yaptığın her şeyi senden daha iyi ve daha hızlı yapabilirler ve hiçbir kadını hayal kırıklığına uğratmazlar. | Open Subtitles | ما من شيء يسعك فعله ولا يسعهم فعله أفضل وأسرع، ولا يخيبون آمال النساء في كل مكان. |
| Yapabileceğin hiçbir şey yok çünkü yaptığın her şeyi senden daha iyi ve daha hızlı yapabilirler ve hiçbir kadını hayal kırıklığına uğratmazlar. | Open Subtitles | ما من شيء يسعك فعله ولا يسعهم فعله أفضل وأسرع، ولا يخيبون آمال النساء في كل مكان. |
| Bir daha sana güvenmemi sağlamak için söyleyebileceğin hiçbir şey yok. | Open Subtitles | ما من شيء يمكنك قوله سيجعلني أثق بك ثانية |
| Sürekli hareket çağında, oturmaktan daha acil bir şey yoktur. | TED | وفي عصر الحركة المستمرة، ما من شيء أكثر استعجالا من السكون. |
| Bence hizmetçiyle güzel vakit geçirip sonra da sakız çiğnemekten daha sofistike bir şey yoktur. | Open Subtitles | ما من شيء أكثر لياقة من معاشرة خادمة ثم مضع بعض العلكة. |
| Aramızda birşey yok. | Open Subtitles | ما من شيء بيننا |
| - Kalıp kalmaması önemli değil çünkü sana diyecek bir şeyim yok. | Open Subtitles | لا يهم إن بقي أو ذهب لأنه ما من شيء لأقوله لك |
| Aksi taktirde, telefon dinlemelerinden Hiç bir şey çıkacak gibi değil. | Open Subtitles | ولاّ حسب ما أعلم ما من شيء في الأشرطة يُدينه |