| Büyükler ve çocuklar arasındaki eğitim karşılıklı olmalı. | TED | فنقل الدروس بين الكبار والصغار يجب أن يكون متبادلاً |
| Keşke karşılıklı olsaydı. Sana olan kinini benden çıkarıyor. | Open Subtitles | أتمنى لو كان هذا شعوراً متبادلاً أياً كان مايكنه لك فهو يخرجه علي |
| karşılıklı olduğuna eminim. | Open Subtitles | أنا متأكد أن الشعور كان متبادلاً وجدتم أي شيء؟ |
| Keşke bu duygunun karşılıklı olduğunu söyleyebilseydim. | Open Subtitles | نعم ، ليتني كنتُ أستطيع أن أقول أنه كان شعوراً متبادلاً |
| İnsanlar hep "ortak kararımızdı" der ama asla öyle değildir. | Open Subtitles | عندما يقول الناس أن هناك شئ متبادل لا يكون متبادلاً |
| Eğer ikimiz yeniden bir takım olacaksak bu iş karşılıklı olmalı. | Open Subtitles | إن كنّا سنشكل فريقاً , أنتَ و أنا فلابدّ أن يكون الإلتزام متبادلاً |
| Evet, öyle düşünüyorum. İnan bana, karşılıklı olmadığını biliyorum. | Open Subtitles | صدقيني أحب التفكير فيكِ هكذا وأعرف أن هذا ليس متبادلاً. |
| Onu izliyor ve kaydediyordu. karşılıklı bir şey değildi. | Open Subtitles | لقد كان يراقبها و يسجلها هذا الشعور لم يكن متبادلاً |
| Bana güvenin, ben de size güveneyim. Her şey karşılıklı. | Open Subtitles | ثقوا بي، وسأثق بكم الأمر سيكون متبادلاً. |
| Konuşmak istedim ama bir düzine mesaj bıraktıktan sonra hislerin karşılıklı olmadığını düşündüm. | Open Subtitles | اردت الحديث لكن حسبت بعد عشرات الرسائل أن الشعور لم يكن متبادلاً |
| Hisler karşılıklı değildi. | Open Subtitles | في الحقيقه، الشعور لم يكن متبادلاً |
| Ve belli ki hisler karşılıklı. | Open Subtitles | لأستوضح الأمر أنه كان شعوراً متبادلاً. |
| Yollarımızı ayırdık. karşılıklı bir şeydi. | Open Subtitles | حظينا بتصفية كان أمراً متبادلاً |
| Eğer karşılıklı olsaydı. | Open Subtitles | لو كان ذلك متبادلاً |
| Ayrıca, bu karşılıklı da olabilir. | Open Subtitles | في الواقع، كان أمراً متبادلاً! |
| İlginç. Jan arıyor. Belkide kararımız o kadar da karşılıklı değilmiş. | Open Subtitles | مثير للاهتمام، (جان) تتصل بي ربما لم يكن الشعور متبادلاً |
| İlginç. Jan arıyor. Belkide kararımız o kadar da karşılıklı değilmiş. | Open Subtitles | مثير للاهتمام، (جان) تتصل بي ربما لم يكن الشعور متبادلاً |
| Ayrıca, bu karşılıklı da olabilir. | Open Subtitles | في الواقع، كان أمراً متبادلاً! |
| karşılıklı bir şey. | Open Subtitles | كان القرار متبادلاً |
| İnsanlar hep "ortak kararımızdı" der ama asla öyle değildir. | Open Subtitles | عندما يقول الناس أن هناك شئ متبادل لا يكون متبادلاً |
| ..ama bu ortak kararımızdı. | Open Subtitles | لكن كان هذا متبادلاً |