| Trenin seni nereye götürmesini umduğunu biliyorsun ama emin olamıyorsun. | Open Subtitles | تعرفين أين تأملين أن يأخذك هذا القطار، لكنّك لست متيقنة من ذلك |
| Onu taktığından emin olduğunu söyledi. - Sigorta şirketinde kayıtlıymış. | Open Subtitles | إنها متيقنة من أنه كان يرتديها قالت أنها مسجلة بشركة التأمين |
| Gidiş dönüş için yeterli enerji var mı emin değilim. | Open Subtitles | لست متيقنة من أنّ هنالك طاقة كافية لشخصين |
| Kocamı kimin öldürdüğünü bulmak için, neredeyse... çıIdırıyordum. Şimdi, kesinlikle eminim. | Open Subtitles | كنت أحاول جاهدة معرفة من قتل زوجي والآن أنا متيقنة من ذلك |
| Söyleme, eminim. Keşke olmasaydım ama eminim. | Open Subtitles | و لا تحاول أن تثنينى عن هذا لأنى متيقنة من هذا ليتنى لم أكن كذلك ولكنى على يقين |
| Kararlarımda kendimden daha fazla emin olmalıyım ve bundan o kadar eminim ki haklı olup olmadığımı düşünmeniz çok da fifi. | Open Subtitles | يجب عليّ أن أكون أكثر وثوقاً في حكمي الخاص وأنا متيقنة من ذلك أنا حتى لا أهتم إن كنت تظن أنني محقة |
| Nerede olduğumuzdan emin değilim ama etrafta yılan barınağı olmadığı kesin. | Open Subtitles | لستُ متيقنة من مكاننا لكنني أعرف أنّه ليس قريباً من مأوى الزواحف. |
| Ama emin değilim. Henüz 5 yaşındaydım. | Open Subtitles | لكنّني لست متيقنة من ذلك، لأنّني كنت فقط في الخامسة |
| Hatta herhangi bir duyguya sahip olabilir miyim ondan da emin değilim. | Open Subtitles | أنا لست متيقنة من إحساسي بأي شيء |
| Hâlâ bundan emin değilim. | Open Subtitles | لا أزال غير متيقنة من هذا الأمر |
| En iyi tavsiyeyi aldığınızdan emin olun. Danny'nin göz ardı edilmesinden nefret ediyorum. | Open Subtitles | لتكوني متيقنة من أنّكم تتلقون الإستشارة المثالية أكره أن يتم تجاهل قضية (داني) |
| Bütün bunlarla uğraşmak istediğinden emin misin? | Open Subtitles | هل أنت متيقنة من سيطرتك على الأمور؟ |
| Yani kurtuluşundan emin misin? | Open Subtitles | إذن أنت متيقنة من خلاصك ؟ |
| Shaun'un öldüğünden emin misin? | Open Subtitles | هل أنت متيقنة من موته؟ |
| O kategoriye tam uyduğumdan emin değilim. | Open Subtitles | حسنٌ، لست متيقنة من ذلك |
| Tommy, buraya gelme konusunda pek emin değildim... | Open Subtitles | تومي) لم أكن متيقنة من القدوم هنا الليلة) |
| İyi bir doktor olabileceğinden eminim. | Open Subtitles | متيقنة من أنه بوسعك أن تغدو طبيبًا ممتازًا |
| Tabii ki onun adına mutluyum ve doğru kararı aldığına eminim. | Open Subtitles | أشعر بالسعادة لأجلها، بالطبع ولكني متيقنة من أنه القرار الصائب |
| Çok yakında dönmüş olur, eminim buna. | Open Subtitles | سيعود عمّا قريب أنا متيقنة من ذلك |
| eminim ki sizin de anlatacak etkileyici bir hikayeniz vardır. | Open Subtitles | أنا متيقنة من أنه لديك قصة لإخبارني بها |