| Bu kutsal yerden sadece birkaç yüz metre ileride! | Open Subtitles | مجرد بضع مئات الأمتار من هذا المكان المقدس |
| Şey, gece daha zor tabi, ama sadece birkaç saat, ne fark eder? | Open Subtitles | حسناً , الليل أصعب لكنّه مجرد بضع ساعات فحسب |
| Benim yaşımda biri için normalin sadece birkaç tık yukarısı. | Open Subtitles | إنها مجرد بضع درجات فوق معدل الـ 140 بالنسبة لشخص في مثل عمري |
| Alt tarafı birkaç parmak hareketi. Sonra kendi hayatımıza bakarız. | Open Subtitles | لا، هي مجرد بضع حركات صغيرة بعدها يمكننا أن نمضي في حياتنا |
| Yalnızca birkaç yüz yılda sıcaklık -50'den 50 santigrat dereceye yükseldi. | Open Subtitles | تأرجحت درجات الحرارة من 50 تحت الصفر إلى 50 فوقه في مجرد بضع مئات من السنين، |
| Bazıları ise sadece birkaç yarış. | Open Subtitles | ،و البعض الآخر مجرد بضع سباقات |
| Senden sadece birkaç yaş büyük. | Open Subtitles | مجرد بضع سنوات فقط أكبر سنا منك |
| Kız 18 yaşında. Hem sadece birkaç saatlik burada. | Open Subtitles | عمرها 18 عاماً وهي مجرد بضع ساعات |
| sadece birkaç sayfa var. Bu iyi bir şey. | Open Subtitles | انه مجرد بضع صفحات وهذا جيد. |
| sadece birkaç km. | Open Subtitles | إنها مجرد بضع أميال |
| sadece birkaç kez oldu. | Open Subtitles | كان مجرد بضع مرات. |
| sadece birkaç çizik. | Open Subtitles | مجرد بضع خدشات |
| Alt tarafı birkaç dolar. | Open Subtitles | إنها مجرد بضع دولارات |
| Yalnızca birkaç aptal kelime. | Open Subtitles | كانت مجرد بضع كلمات سخيفة |