| Generalin hususi şoförü Gus Burkholder, şu anda cinayet zanlısı olarak tutuluyor. | Open Subtitles | سائق الجنرال. ضابط من الدرجة الأولى "جاز باركهولدر", محتجز حاليا بتهمة القتل. |
| Rya'c benim çalıştığım sarayın batı kanadında tutuluyor. | Open Subtitles | راياك .محتجز فى الجناح الرئيسى فى القصر الذى اعمل به |
| Kalbim Kraliçe'nin mahzeninde kilitli en iyi adamları tarafından korunuyor. | Open Subtitles | قلبي محتجز في خزنة الملكة التي يحرسها أفضل رجالها |
| İkinci bodrum katında bir tutuklu var gibi görünüyor. | Open Subtitles | ويبدو لي أن هناك شخص ما محتجز في الطابق السفلي الثاني |
| Basit bir tuzak olacağını sanmıyorum, en azından onu gözaltında tuttuğumuz sürece. | Open Subtitles | لا أعقد أنه سيكون هناك فخ بهذه البساطه ,ليس وهو محتجز لدينا |
| Beni duyabiliyorsanız burada sıkıştım! | Open Subtitles | إذا كان بوسع أي شخص أن يسمعني أنا محتجز! |
| Bu resim, Frank'in tutulduğu yerin yakınında çekildi. | Open Subtitles | ُأُخذت هذه الصورة قريب من مكان حيث (فرانك) محتجز |
| Lance Cummings, San Bernadino'da tutuklandı ve sana da çok kızgın. | Open Subtitles | إن لانس كمبينجز محتجز في سان بيرناردينو وهو متضايق منك جداً |
| Konsoloslukta ya esir tutuluyor ya da şu anda firar durumunda. | Open Subtitles | إما أنه محتجز فى القنصلية أو أنهم يتبعونه |
| Bunu sormak istemedim. Sorduğum şey, bir FBI ajanı bilinmeyen adamlar tarafından isteği dışında mı tutuluyor? | Open Subtitles | سألتك إنْ كان عميل فدرالي محتجز رغماً عن إرادته بواسطة أشخاص مجهولين؟ |
| Metal yok. Dünyanın en sıkı korunan binasının yüz kat altında tutuluyor. | Open Subtitles | وإنه محتجز في بناية مكونة من 100 طابق تحت الأرض والأشد حراسة على هذا كوكب. |
| Jack, Hank bulunduğun yerin 24 kilometre kuzeyinde bir arkeolojik kazı alanında tutuluyor. | Open Subtitles | جاك .. هانك محتجز في موقع حفريات أثرية يبعد 16 ميلاً شمال موقعك الحالي |
| Senin burada kilitli olduğunu düşünmeyi seviyorum. Zamanın sonuna kadar çürüyeceğini bilmeyi. | Open Subtitles | أستمتع بالتفكير أنك محتجز هنا تتعفّن حتى آخر الدهر |
| Şimdi, bizimle burada kilitli kaldın moron. Moron. Üzgünüm. | Open Subtitles | أيها الغبى الاّن أنت محتجز معنا أحمق عذرا كان ينبغى أن أستخدم هذا أنت تعرف اننا فقط فى سن 13 , صحيح؟ |
| İçeride kilitli, bir de yanında silahı var. | Open Subtitles | تصريح عمل خفي انه محتجز هناك وبحوزته سلاح هذا رائع |
| Kendinizi iş birliği yapmayan bir tutuklu ile karşı karşıya bulduğunuzda izlendiğinizi unutmayın. | Open Subtitles | لذا اذا وجدتم انفسكم تحتدون ضد محتجز غير متعاون تذكر بأنك مراقب |
| gözaltında bir suçlumuz, bir cinayetin itirafı ve bir diğerini amaçladığını söyleyen bir ifade var. | Open Subtitles | لدينا مشتبه به محتجز لدينا اعتراف بجريمة قتل ولدينا أقوال تكشف عن النية في ارتكاب أخرى |
| Five-O'nun ofislerinin ikinci katında sıkıştım. | Open Subtitles | أنا محتجز في الطابق الثاني من مكاتب فايف-أو. |
| Bana buranın Jabberwocky'nin tutulduğu yer olduğu söylendi. | Open Subtitles | قيل لي أنّ "الجبرووكي" محتجز هنا |
| -Sevgilin. Adam kaçırmaktan tutuklandı. | Open Subtitles | صديقك , إنه محتجز بتهمة الخطف |
| Eğer burada isteği dışında tutulan bir kaçırılma kurbanı olmasaydım, bu daha inandırıcı olabilirdi. | Open Subtitles | التي قد تكون حجة أكثر إقناعا لو لم أكن ضحية خطف و محتجز رغما عني |
| Sizinle birlikte bir kutuya hapsedilmiş vaziyetteyim. Biri göstergeleri okuyamaz öteki bir sikim vuramaz. | Open Subtitles | أنا محتجز هنا معك مع سائق لا يعرف قرأة تحديثات الخريطة. |
| Senin gibiyim. kapana kısıldım. | Open Subtitles | أنا مثلك، محتجز |
| Bilincin simulasyonda .sıkışıp kasaydı sen de temkinli olurdun. | Open Subtitles | حسناً أعتقد وجود وعيك محتجز فى محاكاه سيفعل هذا من أجلك |
| Bu dünya ile Makine dünyası arasında bir yerde kapana kısıldı. | Open Subtitles | إنه محتجز فى مكان بين هذا العالم وعالم الآلات |
| Desmond kapana kısılmış ve yalnızdı yada kendi öyle düşünüyordu. | Open Subtitles | ديزموند كان محتجز ووحيد أو هذا ما كان يظن. |