| Elimizde bir ceset var o kadar yanmış ki kimliğinin tespiti bile çok zor. | Open Subtitles | ولكن لدينا جثه محروقه تماماً.. سيكون من الصعب تحديد هويتها |
| Hayır, güzel bir noktaya değindiniz ama biz istemeyiz ki Kevin yanmış bir şeyler yesin. | Open Subtitles | ولكننا لا نريد ان نطعم كيفن مخلفات محروقه |
| Son bir saat içinde buraya bir ceset getirdiler-- kötü derecede yanmış biri. | Open Subtitles | الجثه التي أوحضرت منذ ساعه محروقه بشده |
| Kalıntılar DNA alınmayacak kadar yanmıştı. | Open Subtitles | البقايا كانت محروقه جداً بالنسبه لفحص الدي إن إيه |
| Bir uyku tulumuna sarılmış ve yanmıştı. | Open Subtitles | وجد ملفوفه و محروقه |
| Ve elide yanmış. Parmak izi şansı bırakmamışlar. | Open Subtitles | اليدين محروقه البصمات لا يمكن إستخدامها |
| yanmış değiller, harikalar. | Open Subtitles | هذه ليست محروقه ,انها مثاليه سأكلها أنا |
| Ceset tanınmayacak kadar fena yanmış. | Open Subtitles | الجثه محروقه جداً يصعب التعرف عليها |
| Sizin topraklarınız, kükürtlü ve tuzlu yanmış bir atık, ekilmemiş ve verimsiz Sodom ve Gomorra devrilmesi gibi üzerinde hiç ot yetişmez. | Open Subtitles | أرضك مكونه من الكبريت والملح مضيعه محروقه, غير قابله للزراعه وغير منتجه ولا ينمو عليها أي عشب مثل إطاحة "سدوم" و"عمورة" (قريات دمرت على حسب الإنجيل) |
| Monroe ve Rosalee'yle kitaplara bakıyordum ama bazı sayfaları yanmıştı. | Open Subtitles | اجل كنت ابحث في الكتب مع (مونرو) و (روزالي) ولكن بعض الاوراق محروقه |