| Bu arada, ülke çapında çiftçiler ana yolları kapattı. | TED | في الوقت نفسه أغلق مزارعون طرقًا عموميةً في كل أنحاء البلاد. |
| Senden ayrılırken umutlarım dışında başka hiçbir şeyim yoktu. çiftçiler ve işçiler bekliyor. | Open Subtitles | وليس لدي سوى مجموعة من أصحاب النوايا الحسنة، مزارعون مالكو متاجر |
| Sadece basit insanlar kaldı, çiftçiler ve balıkçılar. | Open Subtitles | ما بقي منا فقط رجال بسطاء مزارعون وصيادو السمك |
| Bizse sadece bir grup çiftçi ve yabaya sahiptik ve onları bir dümbelek gibi dövdük... | Open Subtitles | وكنا مجرد مزارعون بالفؤوس. وأعطيناهم درساً لن ينسوه. |
| Bizse sadece bir grup çiftçi ve yabaya sahiptik ve onları bir dümbelek gibi dövdük... | Open Subtitles | وكنا مجرد مزارعون بالفؤوس. وأعطيناهم درساً لن ينسوه. |
| Biz çiftçiyiz ve az konuşuruz çünkü çiftçinin hayata bakışı şöyle: | Open Subtitles | حسناً، نحن مزارعون و نتحدث قليلاً لأت تلك صفة المزارع |
| Bir grup çiftçi var, İngiliz çiftçiler, koyunlarını otlatmak için umumi bir araziyi paylaşıyorlar. | TED | لديك مجموعة من المزارعين -- مزارعون بريطانيون -- يتقاسمون أرضا مشتركة لترعى بها أغنامهم. |
| Teyla ve halkı yabancılara gösterdiğimiz gibi bizi sadece basit çiftçiler olarak tanır. | Open Subtitles | تيلا تعرف فقط باننا مزارعون بسطاء. |
| İşçiler, çiftçiler, define avcıları... | Open Subtitles | مزارعون. أصحاب المزارع. |
| Avcılar, toplayıcılar, çiftçiler. | Open Subtitles | صيادون, جامعون, مزارعون. |
| çiftçiler, nalbantlar, seyis çırakları. | Open Subtitles | مزارعون, حدّادون, عمّال إسطبل |
| Enerji silahları olan çiftçiler. | Open Subtitles | مزارعون مع أسلحة |
| - Onurlu bir işçi ailesinden geliyorum. - çiftçi. | Open Subtitles | أنحدرُ من نسب العمال الشرفاء - مزارعون - |
| Daha fazla çiftçi bize katıldı. | TED | مزارعون أكثر انضموا إلينا. |
| Cunninghamlar kırsal yöreden, onlar çiftçi. | Open Subtitles | عائلة "كانيهام" هم أهل البلدة , مزارعون |
| Cunninghamlar kırsal yöreden, onlar çiftçi. | Open Subtitles | عائلة "كانيهام" هم أهل البلدة , مزارعون |
| Onlara çiftçi demek zor. | Open Subtitles | بالكاد هم مزارعون |
| Biz çiftçiyiz ve az konuşuruz çünkü çiftçinin hayata bakışı şöyle: | Open Subtitles | حسناً، نحن مزارعون و نتحدث قليلاً لأت تلك صفة المزارع |
| Biz sadece çiftçiyiz, asker değil. | Open Subtitles | نحن مزارعون بعد كل هذا نحن لسنا جنودا. |
| Haklısın, Shankar. Evet, bizler çiftçiyiz. | Open Subtitles | أنت محق شانكر نحن فقط مزارعون. |
| İyi, dürüst çiftçileri, zor kazandıkları paralarını versinler diye kazıklıyordum. | Open Subtitles | أغش مزارعون صادقون صالحون لأخذ مالهم الذي جنوه من عملهم. |