| Artık bu kayıp dünyanın bulunması... ve yağmalanması an meselesi. | Open Subtitles | و هى مسالة وقت فقط قبل أن يكتشفوا هذا العالم المفقود و ينهبوه |
| Eve azılı suçlu dostlarını getirmen bir an meselesi. | Open Subtitles | انها فقط مسالة وقت قبل ان تجلب مجرمين الي المنزل |
| Ve polisin anlaması an meselesi. | Open Subtitles | وإنها فقط مسالة وقت قبل أن تكتشف الشرطة ذلك |
| Lemon mülk sahibi olduğunda birisiyle çıkmaya başlaması an meselesiydi. | Open Subtitles | عندما تصبح ليمون مالكة فندق صغير كانت مجرد مسالة وقت حتى تبدا بمواعدة المساعدة |
| Bu, sadece zaman meselesiydi. | TED | لكنها مسالة وقت لا أكثر. |
| Efendim, başka bir kutunun halka açık yerlerde serbest bırakılması an meselesi. | Open Subtitles | سيدي، إنها مسالة وقت فحسب قبل أن يتم إطلاق المزيد من العبوات في أماكن عامة |
| Artık ajanların isimlerini öğrenmemiz an meselesi. | Open Subtitles | قبل ان نعلق بالزحام انها مسالة وقت فقط قبل ان نعرف هويات |
| Hepimize bulaştı yani belirtilerin ortaya çıkması an meselesi, değil mi? | Open Subtitles | لقد تعرضنا جميعاً لهذا لذا هي مسالة وقت قبل ان يتم الامر, صحيح؟ |
| New Jersey çetesi ortaklardan hazzetmediğinden Samoalıları aradan çıkarmaları an meselesi. | Open Subtitles | حسنا,و منذ محلات موب نيو جيرسى التى لا تحب المشاركة, انها مسالة وقت قبل ان يقضوا على السيمونز. |
| Ve tüm bu öfke ve nefretin asıl hedefe yönelmesi an meselesi. | Open Subtitles | و هى مسالة وقت فقط قبل ان يدفع هذا الغضب و السخط المجرم ليذهب خلفها مباشرة |
| Simdi, Sonya bu ajansa, bizi sirtimizdan vurmasi an meselesi. | Open Subtitles | اذا كانت سونيا هذه العميلة فهي فقط مسالة وقت قبل ان تطعننا في ظهرنا |
| Şimdi, Sonya bu casus ise bizi arkadan bıçaklaması sadece an meselesi. | Open Subtitles | الآن, اذا كانت سونيا هذه العميلة فهي فقط مسالة وقت قبل أن تطعننا في ظهورنا |
| Tahtını kaybetmeden önce bir ayaklanma ile karşı karşıya kalman an meselesi. | Open Subtitles | و ستكون مجرد مسالة وقت قبل أن يكون لديك متمردين بين يديك و قبل أن تفقد عرشك |
| Bizi sayıca geçmeleri an meselesi. | Open Subtitles | إنّها مسالة وقت قبل أن يتفوقوا على عددنا |
| - Cehennemden çıkmış başka bir şeytanın kapımıza gelmesi an meselesi. | Open Subtitles | وأنها فقط مسالة وقت قبل ان يظهر شيطان اخر من الجحيم ويهاجمنا مجدداً |
| Bu an meselesi. Biz buraya gelecekten konuşmaya geldik. | Open Subtitles | إنها مسالة وقت فحسب نحن هنا للحديث عن المستقبل |
| Bunların topraklarımızdan silinip süpürülmesi sadece bir an meselesi! | Open Subtitles | انها ببساطة مسالة وقت قبل ان نمسح بقيتهم من على وجهه الارض! |
| Tamamen ele geçirmesi sadece an meselesiydi. | Open Subtitles | لقد كان فقط مسالة وقت قبل أن يستولي عليه الجنون بالكامل |
| Eğer onu bulabildiysem Doyle'un da bulması an meselesiydi. | Open Subtitles | عرفت انى اذا استطعت ايجاده " فهى مسالة وقت فقط قبل ان يفعل " دويل |
| Birinin bunu denemesi an meselesiydi. | Open Subtitles | مسالة وقت حتى يقوم احدهم بذلك |
| Bu sadece bir zaman meselesiydi. | Open Subtitles | كانت مجرد مسالة وقت |