| Bak, biz çoktan bu Noel ki hayır işimizi yaptık. | Open Subtitles | أنظري .. نحن قمنا مسبقا بعملنا الخيري الخاص بعيد الميلاد |
| Polislerin çoktan bizim emrimize geçmemiş olanları da meşgul olacak. | Open Subtitles | و جميع رجال الشرطة الذين ليسوا تحت سيطرتنا مسبقا سينشغلون |
| Arkadaşları gülmeye başladı bile, çoktan katıla katıla gülüyorlar. | TED | و أصدقاؤه يضحكون سلفا. هم يضحكون مسبقا و بشدة. |
| bu şeyler hayvanlarda denendi bile. | TED | هذه الأمور تم تجريبها مسبقا في الحيوانات. |
| Tanrım, daha geleli 5 dakika oldu ve daha şimdiden sıkıntıdan patlıyorum. | Open Subtitles | يا إلهي لقد عبرت خمس دقائق فقط وقد بدأت أشعر بالملل مسبقا |
| Ama ben senin bu tür sorunlarla ilgilendiğini hiç düşünmemiştim. | Open Subtitles | لم أكن أعلم مسبقا أنّك مهتم بهذا النوع من المسائل |
| Şu anda daha önceden planlanmış yaşa ulaşmış olması mümkün. | Open Subtitles | من الممكن أنه قد بلغ العمر الذى تم برمجته مسبقا داخلها |
| Kontrol etmek için gelmiştim bu herif çoktan ölmüştü. | Open Subtitles | ليس الامر كما يبدوا يارجل جئت هنا لاتفقد الامر فحسب و ــ كان هذا الرجل قد قتل مسبقا |
| Bilinen tüm kaçış yollarını çoktan kapattılar. | Open Subtitles | لقد سدوا مسبقا منافذ كل المسالك المعروفة للهروب المجاري وضفة النهر |
| çoktan yaptım bile, beyefendi, yaptım. | Open Subtitles | لقد فعلت ذلك مسبقا ، سيدي فعلت ذلك مسبقا. |
| çoktan Pizza Shack'i aradım. Bu gece de üniformamı almaya gideceğimi. | Open Subtitles | لقد اتصلت بكشك البيتزا مسبقا وسوف اذهب للحصول على الزي الرسمي هذة الليلة |
| Ebeveynleriyle çoktan konuştum. Bunun çok büyük bir imkan olduğunu düşünüyorlar. | Open Subtitles | لقد تحدثت الى اهاليهن مسبقا وهم يعتقدون أنها فرصة عظيمة |
| Sınırları kaldırsam bile beyninizde artık model oluştuğundan bunu hala görebilirsiniz. | TED | لذلك عندما اعود دون الاعداد فان عقلك لديه النموذج مسبقا لذلك يمكنك ان تراه مجددا |
| Hayatım, 3 hafta önce işten atıldığımda değişmişti bile. | Open Subtitles | تغيرت حياتي مسبقا منذ أن فقدت وظيفتي قبل 3 أسابيع |
| Bu seçme hakkının bile olması, daha önce bildiğimiz kader tanımını yok etmeye yeter. | Open Subtitles | وحيازتنا لهذا الإختيار، ستُلغي كامل فكرة المصير المُقدّر مسبقا. |
| - Katılıyorum. - Kuzenlerim hep onu soruyor. şimdiden biletlerini aldılar. | Open Subtitles | أقربائي دائما يسألون عنه لقد اشتروا تذاكرهم مسبقا |
| şimdiden evlenmiş gibi hareket edebiliyoruz. | Open Subtitles | الأمر و كأننا مسبقا جيدون في كوننا متزوجون |
| Dedikodulara göre Atinalılar şimdiden kabullenmişler. | Open Subtitles | انظر، الإشاعة تقول أن الأثينيون خذلوكم مسبقا. |
| Ashcombe, Dolly Flint'le hiç tanışmadığını söyledi, ve Dolly de onunla hiç tanışmadığını. | Open Subtitles | أشكومب قال بأنه لم يلتقي دوللي فلينت، وهي قالت بأنها لم تره مسبقا |
| Erkeklerin dünyasının nasıl olduğunu daha önceden bilmiyor muydun? | Open Subtitles | ألّم تعرف مسبقا كيف يبدو عالم الرجال الحقيقي ؟ |
| Mimarlar daha çevreci, daha akıllı ve daha rahat binaları yapmayı zaten biliyorlar. | TED | يعرف المهندسون مسبقا كيف يبنون بنايات صديقة للبيئة أكثر ذكاء وأسهل في الاستخدام. |
| Evet, öyle, halihazırda soruşturma devam ettiğinden, onu müdahil olarak tutuyoruz. Şansım olduğunda bu işi halledeceğimi sana söyledim. Sağol. | Open Subtitles | بالذي نعمل عليه الان ، وقد اخبرتك مسبقا باني سأتعامل مع الامر عندما تسمح لي الفرصة شكرا لك |
| İçinizde bu adayı daha önce gören var mı ? | Open Subtitles | يا رجال هل سبق لأحدكم رؤية هذه الجزيرة مسبقا ؟ |