| bağımsız bir danışman şirketin taleplerini destekleyen net çalışma sonuçları var. | Open Subtitles | هناك دراسات موثّقة من مؤسّسة إستشاريّة مستقلّة تدعم إدّعائهم |
| Hatta testler yapılmasını talep edeceğim zihnen sağlam olduğunu ve güvenilirliğini sınayacak bağımsız değerlendirmeler. | Open Subtitles | و سأطالبُ بفحوصٍ و تقييماتٍ مستقلّة أنّك سليمٌ عقليّاً و يمكن الوثوق بك. |
| Uzun olmayan bir süre önce, tam da Judith gibi - modern, bağımsız bir kızın binbaşının yakışıklılığına av olduğunu işittim. | Open Subtitles | ليس منذ وقت طويل, سمعت فتاة, تقريبا مثل جوديث راقية, مستقلّة, وقعت فريسة فى شباك سحر الميجور |
| Tabii fünyenin dükkânın elektriğine bağlı olduğu, araba aküsü gibi bağımsız bir kaynağa bağlı olmadığını farz edersek. | Open Subtitles | بكهرباء المتجر، وليست له وحدة كهرباء مستقلّة مثل بطّاريّة سيّارة |
| Ayrıca hafta sonları bağımsız filmler çekmek için de kullanışlı. | Open Subtitles | إنّها جيّدة أيضًا لتصوير أفلام مستقلّة أثناء عطلات الأسبوع |
| Onlar bağımsız piyasalar, daima ilişkili değiller. | Open Subtitles | إنها أسواق مستقلّة ليست مترابطة فيما بينها دوماً |
| bağımsız bir kolonide sorun çıkaran bir avuç madenciyi temizlemek için bir paralı asker grubuna katıldım. | Open Subtitles | أن أنضمّ لشرذمة من المرتزقة وأساعدهم بالتخلّص من جماعة منقّبين مشاغبين على مستعمرةٍ مستقلّة. |
| Artık tamamiyle bağımsız. | Open Subtitles | وهي الآن مستقلّة ذاتياً تماماً. |
| Ancak, bağımsız bir araştırma şirketinden üst düzey bir danışman aksi yönde rapor hazırladı ve adamın karısı öldü. | Open Subtitles | لكن أبلغ إستشاري رفيع المستوي تابع لمؤسّسة إستشاريّة مستقلّة عكس ذلك، و الآن زوجته مقتولة! |
| Fraklama, Amerika'yı şeyhlerden, halifelerden ve İskandinavlardan bağımsız kılmak için yeterince temiz doğalgaz üretir. | Open Subtitles | التصديع المائي ينتج ما يكفي من الغاز الطبيعي النظيف ...ليجعل أمريكا مستقلّة من الشيوخ و والاسكدنافيين |
| bağımsız bir Ukrayna'da doğduk. | Open Subtitles | وُلدنا في أوكرانيا غير مستقلّة |
| - bağımsız eskort. İyi. | Open Subtitles | أنا مرافقة مستقلّة |
| bağımsız bilimsel analizler yaptılar. | Open Subtitles | يجرون تحاليل علميّة مستقلّة |
| Güçlü ve bağımsız bir kadın. | Open Subtitles | امرأة قوية و مستقلّة |
| O bağımsız biri! Bu bir oyun. | Open Subtitles | إنها مستقلّة , هذه لعبة |
| Şirketler için bağımsız yazarlık yapıyor bilirsin işte. | Open Subtitles | إنها مؤلفة مستقلّة من الشركة... القديمة... . |
| bağımsız, tatlım. | Open Subtitles | وسيّدة مستقلّة. |
| - 5 bağımsız sistem. | Open Subtitles | -خمسة أنظمة مستقلّة |
| Ben bağımsız bir kadınım. | Open Subtitles | -{\pos(192,210)}أنا امرأة مستقلّة |
| - Evet. bağımsız bir kadınım ben. | Open Subtitles | أجل، أنا امرأة مستقلّة - ! |