"مسموع" - Translation from Arabic to Turkish

    • duyuluyor
        
    • duymamıştım
        
    • sesli
        
    • duyulur
        
    • Duyulmamış
        
    • duyulmayacağım
        
    • duyulmayan
        
    Kız kardeşi'nin sesi duyuluyor, ama hiç bir karede o yok. Open Subtitles أختها موجودة ، فصوتها مسموع لكنّها لم تظهر
    Şu anda bir sürü insan tarafından duyuluyor. Open Subtitles اوه , صوتك مسموع للكثير من الناس حاليا
    Bu şarkıyı liseden beri duymamıştım. Open Subtitles أنا ليس لي مسموع تلك الأغنية منذ المدرسة العليا.
    Bu ifadeyi daha önce hiç duymamıştım. Open Subtitles أنا ليس لي مسموع هذا التعبير قبل ذلك.
    Bu mektubu sesli okuyarak bizi üstümüze düşen sorumluluktan bütün evrende kurtarıyorsunuz. Open Subtitles بقراءتك لهذه الرسالة بصوت مسموع فأنت تتنازل عن مسؤوليتنا تجاه توصيل ابناءك للمدرسة
    Suya gömüldükçe bu ses dişiler tarafından hem duyulur hem hissedilir. Open Subtitles كما يسافر خلال الماء، إنّ صوتهما مسموع وتشعر به الانثى
    Söylenmemiş ve Duyulmamış güçlü arzu yarı-uyumuş, yarı-uyanık hayata uykulu gözlerle bakıyordu Open Subtitles الحنين الغير مسموع الخفيّ نِصْف النائمِ، نِصْف يقظ انظرْ بنعاس في الحياةِ
    Hiç duyulmayacağım söyleyecek bir şeyim yoksa. Open Subtitles لا يجب أن يكون مسموع ثانيةً إذا لدي أي شيء لأقوله عنها
    "duyulmayan Amerika" isimli bir şiir antolojisinde. Open Subtitles إنها مجموعة قصائِد تُسمى أمريكا الغير مسموع لها
    Blöf yaptığında nefesin duyuluyor. Open Subtitles التنفّس مسموع عندما تُخادع.
    Blöf yaptiginda nefesin duyuluyor. Open Subtitles التنفّس مسموع عندما تُخادع.
    - Zar zor duyuluyor. Open Subtitles هو بالكاد مسموع
    Bunu hiç duymamıştım. Open Subtitles أبدا مسموع ذلك.
    - Bunu hiç duymamıştım. Open Subtitles - أنا ليس لي مسموع ذلك.
    Sadece sesli düşünüyorum burada ama 5 milyon dolar bir çantada mı olacak? Open Subtitles لقد كنت افكر يصوت مسموع ولكن 5 ملايين دولار في حقيبة يدوية
    Sadece sesli düşünüyorum ama 5 milyon $'ı çantada mı saklayacağız? Open Subtitles لقد كنت افكر يصوت مسموع ولكن 5 ملايين دولار في حقيبة يدوية
    Çığlıkları yüz fersah öteden duyulur. Open Subtitles الصراخ مسموع على بعد مائه فرسغ
    Kükremesi rüzgarda duyulur. Open Subtitles وعواءه مسموع بالرياح
    Söylenmemiş ve Duyulmamış güçlü arzu yarı-uyumuş, yarı-uyanık hayata uykulu gözlerle bakıyordu Open Subtitles الحنين الغير مسموع الخفيّ نِصْف النائمِ، نِصْف يقظ انظرْ بنعاس في الحياةِ
    PMS inancında çok güçlü bir kültürel etkinin olduğunu biliyoruz çünkü Batı ulusları dışında neredeyse hiç Duyulmamış. TED نحن نعلم أنه يوجد عنصر ثقافي قوي حول وجود أعراض ما قبل الدورة الشهرية لأنها تقريباً غير مسموع بها في غير الدول الغربية.
    Size söz veriyorum, Bay Korucu. Görüleceğim, ama duyulmayacağım. Open Subtitles أعدكَ يا سيّدي الحارس سأكون مرئيّاً لكن غير مسموع
    Bu okulda otuz yıl harcadıktan sonra sadece görünmeyen, duyulmayan bir varlığım. Open Subtitles هذا بعد قضاء ثلاثون سنةَ في هذه المدرسةِ انا فقط كيان غير مسموع غير مرئي.

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more