| Tamam, işim aslını düşünüyorum ve rol yapacak durumda da değilim, ama ona karşı hislerim olabilir ve bu seçeneği açık tutmak istiyorum. | Open Subtitles | ولكنّي لست مستعداً للقيام بالخطوة التالية ،ولكن قد أملك مشاعراً تجاهها ،وأودّ ترك هذا الخيار مفتوحاً |
| Aynı zamanda bu kadar kısa sürede birine duygular besleyeceğimi beklemiyordum. | Open Subtitles | وأيضاً لم اعرف بأني سأكــًن مشاعراً لشخص ما بهذه السرعة |
| Ve sana karşı hala bir şeyler hissediyor olmamın anlamı, yaşadıklarımızın özel olduğu anlamına geliyor. | Open Subtitles | لكن لأني مازلت أحمل مشاعراً تجاهك فهذا يعني أن علاقتنا كانت متميزه |
| Senin için gerçek hisler beslediği konusunda tartışmaya çalışmayacaksın, öyle değil mi? | Open Subtitles | لن تحاولي أن تجادلي بأنه يملك مشاعراً حقيقية إتجاهك أليس كذلك ؟ |
| Demek istediğim, bana karşı hisleri olduğu ortadaydı ama bunu gösteremeyecek kadar utangaçtı. | Open Subtitles | أقصد, لقد كان واضحاً أنه يكن مشاعراً لي، لكنه كان خجولاً جداً ليظهرها. |
| Öyle işte, böyle duyguların var olması utanç verici. | Open Subtitles | أجل, إنه من المحرج أن تكنٍ مشاعراً لأحدهم |
| Ona inanabiliyor musun? Ona karşı duygularım olduğu için o hastayı kurtardığımı düşünüyor. | Open Subtitles | تقول بأني سبقتها إلى الحالة لأني أكن مشاعراً لها |
| Çünkü bana karşı bir şeyler hissettiğini biliyordum ve aramızdakilerin garip bir hal almasını istemedim. | Open Subtitles | لأني أعرف أنك تكنّ مشاعراً تجاهي، ولا أريد أن يكون الوضع غريباً بيننا |
| Bunu iyice düşünmeliyim. Hâlâ Apu'ya karşı bir şeyler hissediyorum. | Open Subtitles | يجب أن اعيد التفكير بهذا، لازلت أملك مشاعراً نحو (ابو) |
| Dünyanın normal düzeyden 3.3 kat daha yukarı bir seviyede hislerinin olduğunu görüyoruz. | TED | نرى أن العالم يستخدم مشاعراً أكثر ب 3.3 مرة من المستوى العادي الآن. |
| Duygularımızı paylaşmamızı ve birbirimize sarılmamızı istiyorsun. | Open Subtitles | تريد مشاعراً مشتركة، تريد أحضاناً تتدفّق |
| İşin aslı ikiniz içinde hislerim var. | Open Subtitles | بالواقع، أحمل مشاعراً لكليكما. |
| Sarah bana aşıktı ve benim de ona karşı hislerim vardı, ama benim araştırmama olan saplantım ilişkimizi mahvetti. | Open Subtitles | كانت (سارة) مغرمة بي وأبديت مشاعراً تجاهها أيضاً لكن ولعي ببحثي أفسد علاقتنا |
| Sonuçta halüsinasyon, değişken duygular veya kontrolsüz öfke gibi bir belirtin yok. | Open Subtitles | الأمر لا يعني إنّكِ تهلوسين... أو تختبرين مشاعراً غير مستقرّة و غضباً غير مسيطرٌ عليه |
| Daha narin duygular üzerinden bir yol... | Open Subtitles | واحد يستغل مشاعراً حساسة.. |
| Kadınımın bana anlattığına göre hala Wingston için bir şeyler hissediyor. | Open Subtitles | إمرأتي أخبرتني... أنها مازالت تحمل مشاعراً لويندستون |
| Ona karşı hâlâ bir şeyler hissediyor musun? | Open Subtitles | ألا زلت تكنّ مشاعراً لها؟ |
| Ona, sizi tanıması için bir şans verin ki, size karşı normal romantik hisler geliştirebilsin. | Open Subtitles | أعطها فرصة لتعرفك جيداً، حتى تستطيع أن تكنّ لك مشاعراً عاطفية طبيعية |
| Ama bugün, onun bana karşı hala hisleri olduğunu gördüm. | Open Subtitles | ولكنني اكتشفت اليوم أنه مازال يكنّ مشاعراً تجاهي |
| Ona karşı özel duyguların olduğunu fark ettim. | Open Subtitles | لاحظت بأنك تكنين مشاعراً له |
| Evet, benim de duygularım var, ve bana saygısızca davranıldığını hissediyorum. | Open Subtitles | أجل، وأنا أملكُ مشاعراً. وأشعرُ بقلة احترامٍ من جهتكِ. |
| Bana karşı bir şeyler hissettiğini söylediğin anda bunu imkansız hale getirdin. | Open Subtitles | فات الأوان على الإختيار فور البوح بأنّك تكن مشاعراً تجاهي |
| Elbette bir şeyler hissediyorum. Biz arkadaşız. | Open Subtitles | بالطبع أكن لك مشاعراً نحن أصدقاء |
| Yakalanmanın sebebi de, patronuna karşı hislerinin olduğunu fark etmendir. | Open Subtitles | سبب القبض عليك هو اكتشافك بأنك تكن مشاعراً لرئيستك |
| Duygularımızı paylaşmamızı ve birbirimize sarılmamızı istiyorsun. | Open Subtitles | تريد مشاعراً مشتركة، تريد أحضاناً تتدفّق |