| Beynin ortasında yaklaşık üç milimetre. | TED | انها بطول ثلاثة مليمترات تقريبا في منتصف الدماغ. |
| Normalde 7-8 milimetre çapında olması gerekiyor. | Open Subtitles | هل يمكنني رؤية الكتاب؟ يجب أن تكون في الحالة الطبيعيّة بقطر سبعة إلى ثمانية مليمترات |
| Kurşun yalnızca birkaç milimetre kadar içeri girmiş. | Open Subtitles | بإعادة النظر لنقطة الدخول إخترقت الرصاصة بضعة مليمترات فقط |
| 9 mm'yi ben çaktım çünkü devamlı bana saldırdı. | Open Subtitles | أطلقت عليه رصاصة عيارها تسعة مليمترات لأنه بقي يهجم عليّ |
| Balistik dokuz milimetrelik kurşunu yeniden incelediğinde, kurşun senin silahınla eşleşecek. | Open Subtitles | خبراء القذائف يدرسونَ الرصاصة ذات الـ9 مليمترات وسيتضح انها تطابق سِلاحكَ |
| Aralari üc milimetreden azdir. | Open Subtitles | يصل طولها أقل من ثلاثة مليمترات. |
| On santim uzunluğunda ve birkaç milimetre genişliğinde olabilir mi? | Open Subtitles | سيكون ذلك حوالي 4 بوصات طولاً وبضع مليمترات عرضًا؟ |
| Benim ülkemde dokuz milimetre kızlara 16. yaşgünü hediyesi olarak verilir. | Open Subtitles | في بلدي نعطي أسلحة الـ 9 مليمترات للفتيات الصغيرات في عيد ميلادهن السادس عشر |
| Bu canlılar sadece bir kaç milimetre uzunluğunda hatta genellikle daha küçüktürler. | Open Subtitles | هذه الحيوانات مجرد مليمترات في الحجم، حتى أصغر غالبا |
| Bir milimetre sola kayınca hatırladım ama bu sefer de gözlerim hapı yuttu. | Open Subtitles | تحرّك مليمترات قليلة لليسار وتذكرته تخبّطت عيني تماماً |
| Fark ancak birkaç milimetre ama büyük fark yaratıyor. | Open Subtitles | إنها منحرفة مليمترات فقط لكنه يعطي فرقاً كبيراً |
| Ayda yaklaşık olarak üç milimetre oranında büyür. | Open Subtitles | إنها تنمو بمعدل ثلاثة مليمترات في الشهر تعطي أو تأخذ |
| İlk taramalarımızdan bu yana sırt yapıları ortalama dokuz milimetre büyüdü. | Open Subtitles | وقد نمت هياكل التلال في المتوسط من تسعة مليمترات منذ أول مسح. |
| Bu Aaron, söz konusu cımbızlı üniversite mezunu ve bu dört milimetre boyutlu mekanizmada gördüğünüz şey neredeyse 40 santim yükseğe zıplıyor. | TED | هذا هو "آرون" طالب الدراسات العليا مع الملاقط ترون آلية اﻷربع مليمترات تقفز حوالي 40 سنتيمترا. |
| Böylece bizlerden sadece bir milimetre uzakta diğer bir kainat olabilirdi, fakat bu milimetre bizim içine hapsolduğumuz üç boyutun dışında kalan bir dördüncüsü tarafından ölçülmüş olabilirdi. | TED | فإذًا قد يكون هناك كون آخر على بعد مليمترات من كوننا ولكننا لا نعرف عنه شيئًا لأن هذه المليمترات تقاس ببعد مكاني رابع ونحن مقيدون في أبعادنا الثلاثة |
| Namlu çapı birkaç milimetre küçük kalıyor. | Open Subtitles | مقياس الأنبوب أقصر بعدة مليمترات |
| - 3 milimetre. Fazlası çok kötü olur. | Open Subtitles | ثلاثة مليمترات, أكثر من ذلك سيكون سيئاً |
| Başta kurşun yarası, büyük ihtimalle 9 mm.'lik. | Open Subtitles | جرح في الرأس من طلقة نارية عيار تسعة مليمترات على الأرجح. |
| 9 mm. ile dört el ateş etmiş. | Open Subtitles | أربع رصاصات من سلاحه عيار 9 مليمترات |
| İlk önce İtalyanlar. Bu bir 9 milimetrelik. | Open Subtitles | أولاً؛ المسدسات الإيطالية؛ هذا مسدس من عيار 9 مليمترات |
| 9 milimetrelik silah, karşılaştırma için uygun. | Open Subtitles | والرصاصات هي من عيار 9 مليمترات وعددها 6 ويمكننا مقارنتها |