| Sokak dilencilerine çok para verdim, ama asla makbuz kesmezler. | Open Subtitles | منحتُ الكثير للمشرّدين، لكنكَ لا تحصل على إيصال. |
| Sadık bir hizmetkarıma hak ettiği onurlu ölümü verdim. | Open Subtitles | منحتُ خادماً وفيّاً الميتةَ المُشرّفةَ التي يستحقّها. |
| Ben insanlara plan yapabilmeleri için, is bulabilmeleri için zaman verdim. | Open Subtitles | لا. منحتُ الناس فرصة لوضع خُطط لإيجاد وظائف. |
| Kubbe'ye onu bana geri vermesi için bir şans verdim ama o reddetti. | Open Subtitles | أجل، لقد منحتُ القبّة فرصة لإعادتها إليّ، لكنّها رفضت. |
| Hayatımın yarısını bu adama ve şirketine verdim. | Open Subtitles | لقد منحتُ نصف حياتي لهذا الرجل وشركته، |
| O piçe o kadar vakit verdim. | Open Subtitles | لقد منحتُ ذلك السافل أغلب وقتي واهتمامي وانتباهي... |
| Bu 3 hafta boyunca bedenimi sana verdim. | Open Subtitles | خلال هذه الأسابيع منحتُ جسدي لك |
| Arkadaşına $30,000 verdim evlat. | Open Subtitles | لقد منحتُ صديقك 30 ألف يابنيّ. |
| Bay Mays'e bir doz haloperidol verdim. | Open Subtitles | لقد منحتُ "الهالوبيريدول" إلى السيد (مايز)َ. |
| Bu ofisi Jeff'e verdim çünkü burada değerli olduğunu hissetmesini istiyordum. | Open Subtitles | .(لقد منحتُ هذا المكتب لـ(جيف .لأنني أردت منه بأن يشعر بأن له قيمةٌ هنا |
| Bu ofisi Jeff'e verdim çünkü burada değerli olduğunu hissetmesini istiyordum. | Open Subtitles | .(لقد منحتُ هذا المكتب لـ(جيف .لأنني أردت منه بأن يشعر بأن له قيمةٌ هنا |
| Bizim hiçbir ilgimiz olmadığına dair Lin'e kanıt verdim. | Open Subtitles | لقد منحتُ (لين)دليلاً بأن لم يكن لنا علاقة بذلك. |
| Kızına daha iyi bir hayat verdim. Sana daha iyi bir hayat verdim. | Open Subtitles | لقد منحتُ إبنتك حياةً افضل |
| Aşkına bir şans verdim... | Open Subtitles | لقد منحتُ حبّكَ فرصة |
| Stephanie Patel'a bir iş verdim. | Open Subtitles | لقد منحتُ (ستيفاني باتل) واجبًا |