yarım kalan işlerim var ve senin bana bazı tavsiyelerde bulunacağını umuyordum. | Open Subtitles | حَسناً انا عندي بعض من العمل الغير منهي أتعرفين وانا كنت أتمنّى بأنّك لربّما أن تعطيني بعضاً من نصائحك |
Seninle yarım kalan bir işimiz vardı. | Open Subtitles | كان لدينا عمل كثير غير منهي |
bitmemiş bir işiniz var mı diye sormuşlardı. | Open Subtitles | حَسناً، سَألوا إذا كان هناك أيّ العمل الغير منهي. |
Bir süre bu bitmemiş bulmacayı çözmek için kafa patlatmış. | Open Subtitles | هو لا بدَّ وأن كَانَ يَعْملُ على هذا اللغز الغير منهي لفترة. |
Sen ve Kat beni seviyordunuz, benim de hayattayken sizi sevdiğim gibi... bu da benim hiç bitirilmemiş bir işimin kalmadığını gösteriyor. | Open Subtitles | أنت و"كات" أحبتوني كثيرا عندما كنت علي قيد الحياة... هذا بأنّني ليس لي عمل غير منهي. |
Joseph bitirilmemiş bir işi için onu kullandı. | Open Subtitles | ( كان عملاً غير منهي لسائقه ( جوزيف |
Seninle yarım kalan bir işimiz vardı. | Open Subtitles | كان لدينا عمل كثير غير منهي |
yarım kalan bir işim vardı. | Open Subtitles | لأن عندي العمل الغير منهي. |
Belki de bitmemiş küçük bir işim var. | Open Subtitles | لربما لدي القليل من العمل الغير منهي |
bitmemiş olan bir işi bitirmemizde bize yardım ederek, ona onu sevdiğini göster. | Open Subtitles | أخبرْه تَحبُّه... بعرضه،مِنقِبل بمُسَاعَدَتنا نهايةِ عمله الغير منهي. |
- Sakın, sakın. Babam bunun benim için bitmemiş bir iş olduğunu biliyordu. | Open Subtitles | أبي علم أنه عمل غير منهي بالنسبة لي |