| Böylesi sorunlar için uzmanlara danışmaya değer, yani bilgisayar bilimcilere. | TED | من أجل تلك المشكلات، يستحق الأمر استشارة الخبراء: علماء الحاسوب. |
| Bir sürü Mars askeri bu bilgiler için canını verdi. | Open Subtitles | العديد من جنود المريخ ضحوا بحياتهم من أجل تلك المعلومات |
| Aslında protestoları harekete geçirmek ve duyurmak için internetin kullanılması çok eskilere dayanıyor. | TED | واستخدام الإنترنت للحشد من أجل تلك المظاهرات ونشرها ليس بالشيء الجديد. |
| Dolayısıyla feminizme, eylemlere ve insan haklarına ihtiyacı olan da yine bu çalkantılı ülkelerdi ve tabii, bu ülkelerde doğan aramızdaki bahtsızlar da temel haklar ve değerler için mücadeleye devam etmek zorundaydı. | TED | وبذلك تكون الدول المضطربة هي التي تحتاج إلى الحركات النسوية، و النشاطية وحقوق الإنسان، ومن كان منا تعيس الحظ كفايةً أن نشأ في أماكن كتلك فعليه أن يكافح من أجل تلك القيم الأساسية. |
| o aptal çocuk için harcadığım onca zaman ve emeği düşündükçe! | Open Subtitles | عندما أفكر بالوقت و الجهود التي بذلتها من أجل تلك الفتاة الحمقاء |
| o para için San Carlos'ta Kızılderilileri açlığa terk ettin. | Open Subtitles | لقد جوعت الهنود حتى الموت في سان كارلوس من أجل تلك النقود |
| fakat bakın Chronicle için kim çalışıyor | Open Subtitles | 495,000. ولكن انظروا ، من يعمل من أجل تلك الأحداث |
| Bu çiçekleri toplamak için göl kıyısına kadar gitmene gerek yoktu. | Open Subtitles | لم تكوني مضطرة للذهاب إلى البحيرة من أجل تلك الأزهار |
| Bu terfi için o kadar çok çalıştım, sonra ne oldu? | Open Subtitles | لقد عملت جاهداً من أجل تلك الترقية، وماذا حدث؟ |
| Katolik olmak isteyen herkes için, bu yolla onun içn çalışmak için. | Open Subtitles | التي هي كاثوليكية بالمناسبة هي العمل من أجل تلك البدلة |
| Afedersiniz.bu davanın hazırlığı için Adalet Baklanlığındaydım, | Open Subtitles | عذراً. لقد كنت فى وزراة العدل أتحضر من أجل تلك القضية |
| o şut için için dizlerimin üstünde dua ettim | Open Subtitles | لقد كنت أجثو على ركبتي داعياً من أجل تلك التسديدة |
| Ve bu lütuf için ikimiz de hayatımızın sonuna kadar minnettar olmalıyız. | Open Subtitles | و من أجل تلك الرحمة الصغيرة يجب على كلانا أن نكون ممتنين للأبد |
| Hayatımızı bu bitki için mi tehlikeye attık? | Open Subtitles | أرجوكِ، أخبرني أننا لم نخاطر بحياتنا من أجل تلك النبتة |
| Küçük kız için yüreğim titriyordu. Olga için. | Open Subtitles | روحي كانت ترتعد من أجل تلك الفتاة الصغيرة أولجا |
| Bir de bu yolculuk için işi bıraktığımızı düşün. | Open Subtitles | أنا أعتقد اننا سنترك عملنا من أجل تلك السفرة |
| o boktan iş yüzünden altı yıl yattım. | Open Subtitles | سُجنت لـ 6 سنوات من أجل تلك الجريمة التافهة |