| Onların arasında yaşaman... onlarla gülmen... arkadaşlık etmen... sevmen gerek. | Open Subtitles | عليك أن تنجوا من بينهم. تضحك معهم. تصادقهم. |
| Onların arasında, ünlü ve hırslı Samuel S. Chapman da vardı sadece iki hafta evvel | Open Subtitles | من بينهم البارز والطموح " صامويل س تشابمان " الذى كان لديه قبل ذلك بإسبوعين |
| Şu önsezilerin, ben de dahil buradaki herkesi kurtardı. | Open Subtitles | شعورك الغريزي أنقذ الجميع في هذا المكان وأنا من بينهم |
| Ama bizi oraya götüren kadın, Billie Trump Aralarında yok. | Open Subtitles | ولكن المراه التي قادتنا لهناك بيلي ترومب ليست من بينهم |
| - Evet, onlardan biri değilim işte. | Open Subtitles | أجل، لم أكن من بينهم أجل، حمدًا للرب |
| Erkekler eve döndüler. Bunların arasında beyzbolun en sevilen isimleri de vardı. | Open Subtitles | الرجال قد عادوا للوطن وقد كان من بينهم اكثر لاعبي البيسبول شعبية |
| Bütün Aesir tanrıları içinde yalnızca Loki şekil değiştirebiliyordu. | Open Subtitles | من بينهم كلهم كان لوكي هو الوحيد الذي يستطيع تغيير شكله |
| Yapman gereken o malum motorlara binmek ve acımadan gazı köklemek. | Open Subtitles | ما عليك فعله هو... هو الحصول على مجموعة من عاهرات الحي... و تسير من بينهم, و تضاجهن الواحدة تلو الأخرى |
| Ölüleri gömen köleler ve düşük dereceli adamlar Firavunun Ölenler arasında olduğunu bilmiyorlardı. | Open Subtitles | العبيد و الرجال من الرُتب الأقل اللذين دفنوا الموتى لم يكونوا يعرفوا ان الفرعون من بينهم |
| Onların arasında, protest bir kültür olan Zen'in... vecize söylemlere, tütsü yakmaya, meditasyon yapmaya daha yakın olduğu söylenir. | Open Subtitles | من بينهم, يقال أنه كان منهم من استطاع التقربإلىزينفيحياتهالرافضةلقيمالمجتمع , ينشدون ترانيم البوذية, يحرقون البخور, و يمارسون التأمل. |
| Bu çocukların neden gözaltına alındığını neden bu kadar agresif bir şekilde sorgulandığını ve neden polisin fail ya da faillerin Onların arasında olduğunu düşündüğünü anlamak zor değil. | Open Subtitles | ليس من الصعب فهم لماذا تم إحضار هؤلاء الأولاد و لماذا تم التحقيق معهم بشدة لماذا إعتقد أفراد الشرطة أنهم أمسكوا بالجاني أو بالجناة من بينهم |
| Eve Harrington Onların arasında olacak. | Open Subtitles | "إيف هارينجتون" ستكون من بينهم. |
| Onların arasında biri var ki; | Open Subtitles | هناك على الرغم من ذلك ...أحد من بينهم |
| Yapmak üzere olduğun şey birçok Amerikalıyı kızdıracak. Ben de dahil. | Open Subtitles | ما أنتَ على وشك القيام به سيجعل أمريكييّن كثيرين متوترين، و أنا من بينهم |
| 100,000'den fazla insan evlerini kaybetti. Beş muhabir de dahil birkaç yüz insan hayatını kaybetti. | Open Subtitles | فقد أكثر من 100 ألف بيوتهم، و قـُتل مئات البشر من بينهم 5 مراسلين. |
| Ben de dahil, birçok insan için epey büyük bir öneme sahipsin. | Open Subtitles | أنت تملّك شيء ذو قيمة كبيرة بالنسبة للكثير من الناس، من بينهم أنا. |
| Ya da Google'ın İsviçre'deki ofisinde bulunan ve büyük ihtimalle Aralarında en kaçık fikir olan. | TED | بل حتى مكتب غوغل السويسري يشتمل على أكثر الأفكار غرابة من بينهم جميعا. |
| İnsan Geni Projesi'nin üç lideri de oradaydı. onlardan biri olan James Watson DNA mucitlerindendi ve genlerin patentlenmesini ''delilik'' olarak niteleyen bir dosyayı da mahkemeye sunmuştu. | TED | و أيضا، كان في القاعة ثلاث قادة من مشروع الجينوم البشري من بينهم واحد ممن ساهموا في اكتشاف ال DNA جايمس واتسون و الذي قدم مذكرة إلى المحكمة أشار فيها إلي منح براءة اختراع في الجينات ب"الحماقة" |
| Enfekte olan ve çok ciddi hastalıkları olan bazı insanlar var; Bunların arasında sağlık çalışanları var. | TED | هناك بعض الأشخاص الذين أصيبوا به، ويعانون من أمراض خطيرة للغاية، من بينهم العاملين في مجال الصحة. |
| Bütün Aesir tanrıları içinde yalnızca Loki şekil değiştirebiliyordu. | Open Subtitles | من بينهم كلهم كان لوكي هو الوحيد الذي يستطيع تغيير شكله |
| Yapman gereken o malum motorlara binmek ve acımadan gazı köklemek. | Open Subtitles | ما عليك فعله هو... هو الحصول على مجموعة من عاهرات الحي... و تسير من بينهم, و تضاجهن الواحدة تلو الأخرى |
| 1784 yılında etkili bilginler ve politikacılar da dâhil olmak üzere 600'den fazla üyesi vardı. | TED | بحلول عام 1784، كان هناك أكثر من 600 عضو، من بينهم علماء مؤثرون وسياسيون. |
| 1818 künye numaralı asker içlerinde en cesur ve çetin olanıydı. | Open Subtitles | صاحب البطاقة رقم 1818 كان بالتأكيد الأشجع والأشد قساوة من بينهم |