| Bir araya gelemezler ve onu yavaşlatır, değer yargıları ona uymaz. | Open Subtitles | هذا لن ينفع معها إنها في فوضى هدؤا من روعها. |
| Nora'yı evin önünde karşıladım, onu sakinleştirmeye çalıştım. | Open Subtitles | قابلتها بالخارج و أردت أن أهديء من روعها |
| Sana şunu söylemek istedim onun terbiyeli olması lazım, yoksa onu tokatlayacağım. | Open Subtitles | أياً كان اردت ان اخبرك انها تحتاج ان تهدأ من روعها و إلا سأضربها |
| Çünkü yalnız olmadığını hissettirecek ve onu sakinleştirecek tek kişi var, o da sensin. | Open Subtitles | لأن هناك فقط شخص واحد سيشعرها انها ليست وحيده شخص واحد يمكنه ان يهدئ من روعها وذاك الشخص هو انت |
| Odanıza gidebilirsiniz. Denise'i bana bırakın, ben onu yatırırım. | Open Subtitles | يمكنكِ العودة الى فراشكِ , دعي أمر دينيس لي سوف أهديء من روعها |
| Belki onu bulacağımız bir şey vardır. | Open Subtitles | ربما هناك شيء هناك التي يمكن أن تساعدنا تتبع من روعها. |
| onu teselli etmeye çalıştım ama orada neler olduğunu bana anlatmadı. | Open Subtitles | لقد حاولت ان أهديء من روعها ولكن أبت إخباري بما جرى هناك |
| Eğer bir kız çocuğu taşıyorsan doğduğu anda onu öldürürüm. | Open Subtitles | إذا يجب أن تحمل الفتاة، في لحظة ولادتها، أنا ستخفض من روعها. |
| Bir şey onu korkutuyor. Biz değiliz. Sen sakinleştirdin. | Open Subtitles | شيئاً ما يخيفها. ليس نحن ؛ لقد هدأتِ من روعها. |
| onu sıkı tutmanı istiyorum. | Open Subtitles | ولكن قالت انها ستعمل يشعر بذلك. أنا بحاجة لك لعقد من روعها. |
| Aslında onu kapatmak için bir yol olabileceğini düşünüyorum. | Open Subtitles | أعتقد أنني قد يكون وسيلة لاغلاق فعلا من روعها. |
| "Biz ona matematik öğretiriz. ve bu onu sakinleştirir." | TED | سنعلمها الرياضيات. وذلك سيهدئ من روعها." |
| onu susturduktan sonra tek öğrenebildiğimiz ...diğer üçünü kayalarda bir yerde bıraktığı. | Open Subtitles | , حسناً , وبعد إن رأيناها بِهذه الحالة كان يجب إن نُهدئ من روعها لكِ نعرف ما الذي تركته وراءها في الصخور . في مكان ما أحدى الثلاث المفقودات |
| Şimdi git ve onu sakla. | Open Subtitles | - نعم، لقد حصلت عليها، و الآن اذهب و هديء من روعها |
| Bir polis memuruydu ve onu yere düşürdün tekmeledin, tekmeledin ve sonra gözden kayboldun. | Open Subtitles | كانت ضابط شرطة. وضرب كنت من روعها... والركل لكم لها ويركلها... |
| Sana şunu söylemek istedim onun terbiyeli olması lazım, yoksa onu tokatlayacağım. | Open Subtitles | انها تحتاج لتهدأ من روعها و إإلا سأضربها . |
| İçimde bir ateş yakıp bana savaşmayı ve kazanmayı öğreten Warwick'ti onu tahttan indirip cezalandırmam için hepimize yaptıklarını ödetmem için. | Open Subtitles | وارويك هو الذي أشعل النار في نفسي و علمني كيف أقاتل و أفوز التهيء من روعها و معاقبتها على ما أقدمت على فعله و ما فعلته بنا جميعاً |
| onu reddetmek için ne kadar çok çabaladığımı biliyor musun? | Open Subtitles | هل تعلم كم حاولت أن اهدئ من روعها ؟ |
| onu inletmem şart oldu. | Open Subtitles | أنا ستعمل تماما أن العظام من روعها. |
| Pekâlâ, bahsettiği zaman, onu geri çevir. | Open Subtitles | حسنا، عندما يفعل، تتحول من روعها. |