| Hiçbiri bizim işimiz değildi... kamburlar kötü şans.. | Open Subtitles | وظلت تقول إنه ليس من شأننا وأن الأحدب حظه سيء |
| Öyleyse bizim işimiz olmayan bir yığın para var. | Open Subtitles | فإننا قد حصلنا على قدر كبير من المال والذي هو ليس من شأننا بالفعل |
| Ne yazık ki, Jack, bu bizim sorunumuz, senin değil. | Open Subtitles | من حسن حظك جاك هذا من شأننا وليس من شأنك |
| Wendy'nin önceki seks hayatında olanlar bizi ilgilendirmez. | Open Subtitles | مهما حدث في حياة ويندي الجنسية من قبل ليس من شأننا |
| Bunu sorgulamak bize düşmez. | Open Subtitles | عموماً, هذا ليس من شأننا التساؤل |
| Nihayetinde Angelo'nun İtalya'da ne yapıp yapmadığının bizi ilgilendirmediğine karar verdik. | Open Subtitles | اعتقد أنه في النهائية قررنا أن ما قام به أنجيلو أو لم يقم به في إيطاليا ليس من شأننا. |
| Yatak odamızda yaptıklarımız bizi ilgilendirir ve Lynbrook'un o..spusu olarak tanınmamayı tercih ederim. | Open Subtitles | ما نفعله في غرفة نومنا هو من شأننا فقط وأنا أفضل ألا أكون مشهورة كعاهرة لينبروك |
| Ve, açık konuşmam gerekirse... ordunuza hakimiyetiniz de bizi ilgilendiriyor. | Open Subtitles | ، وإذا أذنت لى أن أتكلم بصراحة سيطرتك على جيشك من شأننا أيضا |
| Bu melek işi bizim işimiz değil. | Open Subtitles | مسألة الملاك تلك ليست من شأننا |
| Dünyayı değiştirmek bizim işimiz değil. | Open Subtitles | ليس من شأننا أن نقوم بتغيير العالم |
| Brautigan bizim işimiz. | Open Subtitles | بروتيجان هو من شأننا |
| Neyse ki, Jack, bu bizim sorunumuz, senin değil. | Open Subtitles | من حسن حظك أنه من شأننا وليس من شأنك |
| Ne yazık ki, Jack, bu bizim sorunumuz, senin değil. | Open Subtitles | من حسن حظك أنه من شأننا وليس من شأنك |
| bizim sorunumuz değil Dr. Lorenson. Özür dilerim. | Open Subtitles | ليس من شأننا د, لورينسون أنا أسفة |
| Her şeyden önce intihar saldırıları ve ve kamikazelerin aynı olup olmadığı bizi ilgilendirmez, değil mi? | Open Subtitles | في المقام الأول، إنه ليس من شأننا فيما إذا الإرهاب الانتحاري و قوة الهجوم الخاصة متشابهان، أليس كذلك؟ |
| - Ben çağırmazdım. bizi ilgilendirmez. | Open Subtitles | لم أكن لأفعل هذا هذا ليس من شأننا |
| Belki de kavga etmeyi seviyorlar. Vardır böyle insanlar. -Ayrıca, bu bizi ilgilendirmez. | Open Subtitles | بالأضافة,ان هذا ليس من شأننا انتظر |
| Bu bize düşmez. | Open Subtitles | لا يمكن ان نخبره هذا ليس من شأننا |
| O yüzden onu yargılamak bize düşmez! | Open Subtitles | ليس من شأننا معاقبته ... بل مساعدته |
| Ne söylediğini duydun kalacak bir yeri yokmuş. bu bizim problemimiz değil. | Open Subtitles | انها تقول انه لا يوجد لديها مكان تذهب اليه - هذا ليس من شأننا - |
| Bu bizi ilgilendirmez aslında ama-- Bu bizi ilgilendirir. | Open Subtitles | ـ هذا لَيسَ من شأننا ـ إنه من شأننا؟ |
| - Neden burda olduğunuz umrumuzda değil. Sadece kanıtınız bizi ilgilendiriyor... | Open Subtitles | هذا ليس من شأننا ما نهتم به هو الأدلة و المادة التي بحوزتك |