| Baksana, dostum. 15 adım öteden seni ıskalama şansım çok düşük. | Open Subtitles | من على بعد 15 قدم، هناك فرصة لتخفـق في تصويبك علي |
| Bu böcek, bir orman yangınını 80 km öteden sezebilir. | TED | والمثال الثاني هو هذه الخنفسة .. التي يمكنها ان تستكشف حرائق الغابات من على بعد 80 كم |
| İlk olarak 60 Watt'lık bir lambayı iki metre öteden yakmayı başardılar. | TED | بداية تمكنوا من أضاءة لمبة 60 وات من على بعد مترين |
| Polisin söylediğine göre 7 metreden ateş edilmiş, daha uzaktan değil. | Open Subtitles | , فان الطلقة اطلقت من على بعد 25 قدم لا أكثر |
| Ama Patton 400 mil ötede. | Open Subtitles | سيتمكن من رؤية أشارتنا من على بعد 4 أميال |
| Bazen 100 metre öteden bile kokunuzu alabiliyorlar. | TED | فيمكنهم تعقب الرائحة تقريبًا من على بعد 100 متر. |
| Gücümü yitirmeğe başladığımda, yardım için bağardım... ama çok güçsüz olduğumun farkında bile değildim... 2 metre öteden bile duyulmazdım. | Open Subtitles | عندماكُنتمرهقاً، صرخت طالباً المساعدة. ولكن لم أكن أدرك .ضعفيالشديد. حتى أنه لا يمكن سماعي من على بعد مترين |
| İyiliğin kilometrelerce öteden duyulabilir, salak herif. | Open Subtitles | معروفك يمكن سماعه من على بعد أميال أيها الأحمق اللعين |
| Bir mil öteden yeni bir çocuğun kokusunu alacaklardır. | Open Subtitles | سيشمون را ئحة الفتى الجديد من على بعد ميل. |
| O bir hiç. Geldiğini bir mil öteden görebilirsin. | Open Subtitles | انه لاشئ أنت تستطيع رؤيته قادما من على بعد ميل |
| 100 metre öteden mi? Gerçekten kötü kokuyor herhalde! | Open Subtitles | من على بعد حيّ سكني لابد أن رائحته نتنة للغاية |
| İki sokak öteden kuşların yuva yaptığını anlayabilirim. | Open Subtitles | أستطيع اكتشاف عش الطيور هذا من على بعد شارعين. |
| Cinsel arzuya dayanamazlar. Kilometrelerce öteden algılarlar. | Open Subtitles | إنهم يشعرون بتلك الحرارة الجنسية من على بعد أميال |
| Dahası, ben bir günahkarı bir mil öteden tanıyabilirim. | Open Subtitles | اضافة لاننى استطيعان اكتشف اى كسار للوصية من على بعد ميل |
| Bir zamanlar bir mil öteden tehlikeyi hissederdik.... | Open Subtitles | ترى هل ما زلنا نستطيع أن نحس بالخطر من على بعد ميل؟ |
| Biraz önce düştüğün tuzağı, bir salak bile bir mil öteden anlayabilirdi. | Open Subtitles | لقد دخلت الى فخ اى غبى كان من الممكن ان يعرف انه فخ من على بعد ميل |
| Orta yaşlı bir deliyi 2 kilometre öteden tanıyabilirim. | Open Subtitles | ابي انا استطيع التعرف على غريبي الاطوار من على بعد ميل |
| Doğruyu söylemek gerekirse, uzaktan bile olsa seni bir kere daha görmem gerekiyordu. | Open Subtitles | لقول الحقيقة كان علي رؤيتك مرةَ أخرى حتى ولو من على بعد مسافة |
| Gizlice gelen birilerine göre çok gürültü yapıyorsunuz. Bir kilometre uzaktan duydum. | Open Subtitles | فشلتم في أنْ تكونوا متخفين, كان بوسعي سماعكم من على بعد ميل |
| - karıştırılacağını umuyor. - Kalabalık 100 metre ötede... tutulmasına rağmen, kimliği tespit edilemeyen bir... | Open Subtitles | على الرغم من أنّه قد تمّ تطويق الحشد من على بعد 100 ياردة |
| Evet ama dev kulaklarla kilometrelerce uzaktaki şeyleri duyarsın, ayrıca sırt çantanı küpe olarak kullanırsın ve ellerin serbest kalır. | Open Subtitles | نعم، ولكن مع آذان عملاقة ستتمكن من سماع الأشياء من على بعد آميال و ستتمكن من إرتداء حقائب الظهر كأقراط |
| Millerce uzaklardan insanlar beni görmeye geliyorlar. | Open Subtitles | الحشود تأتي من على بعد أميال لتتجمع فقط لتراني أموت. |